69480247
Bugun...
YANLIŞ YAPIYORUZ


Murat BULUT
Murbu@hotmail.com
 
 

Ülke olarak bir yerde yanlış yapıyoruz. Bunu kabul etmek lazım.  Gündeme şöyle bir göz gezdirdiğimizde aslında nerede yanlış yaptığımızı buluruz. Ben söyleyim mi? Ne söylendiğine yada ne yapıldığına bakmaksınız kimin söylediğine yada kimin yaptığına bakarak fikrimizi söylüyoruz. Evet en büyük yanlışımız bu. İşte birkaç örnek;

- İktidar üzerinden ağaçların kesilip Kaz dağlarında altın aranmasına tepki gösteren muhalefet taraftarları, aynı tepkiyi PKK’nın üstlendiği orman yangınlarında göstermedi.

- HDP’li bazı belediye başkanlarının görevden alınmasına demokrasi adı altında tepki gösteren muhalefet taraftarları, aynı tepkiyi  ‘çocuğumu verin başlarım sizin kürdistanınıza’ diyen anne için HDP’ye gösteremedi.

- İstanbul Belediye Başkanlığının makam araçları diye Yenikapı’da sergilediği araçlara tepki gösteren muhalefet taraftarları, aynı tepkiyi kendilerinden olan Sarıyer Belediye Başkanının 8 milyon liralık Audi A8 makam aracı için göstermedi.

- Muhalefete, ‘FETÖ ile yanyanasınız’ diye tepki gösteren iktidar taraftarları, aynı tepkiyi Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Bülent Arınç’ın FETÖ sanığı ve firarisi Mehmet İşler’a ait pastaneye gelip, firari sanık için ‘benim dostum’ demesine ve açıkça destek vermesine, Zaman Gazetesi eski ortağı Fettah Tamince’nin  Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı'nın yönetim kurulu üyeliğine atanmasına gösteremedi.

- Muhalefete,  HDP ile ortak hareket ettiği gerekçesiyle tepki gösteren iktidar taraftarları, aynı tepkiyi seçim öncesi iktidarın Abdullah Öcalan’ın bildirisinden medet ummasına, kardeşi kırmızı bültenle aranan Osman Öcalan’ın TRT’ye çıkarılmasına gösteremedi. 

Daha sayıyım mı? Bence gerek yok ne demek istediğimi anladınız. Bakın yanlışın iktidarı muhalefeti olmaz. Yanlış yanlıştır. Biz ülke olarak olaya kimin söylediğine göre bakıyoruz. Ne söylediğine göre değil.  Birde emsal gösterme huyumuz var.  İktidar muhalefete ‘terör yandaşları ile kolkolasınız’ dediğinde karşı taraf hemen ‘iyi de siz de megri megri dediniz’ diye savunuyor. Veya tam tersi. Sonuçta her iki tarafta terör hamisi siyasi bir parti ile ortak hareket etmiş oluyor. Yanlış mı yanlış ama taraflar kendi yanlışlarını kabul etmek yerine karşı tarafından davranışı üzerinden savunmaya geçiyor.

Ne zaman ki bir AK Partili, CHP’li, MHP’li, İYİ Partili, partili yöneticisinin yaptığını bahane aramadan, emsal göstermeden yanlış diyebilirse ve tepki gösterebilirse, ne zaman karşı tarafından yaptığı doğru birşeye ‘doğru’ diyebilirse işte o zaman bu ülkede bazı şeyler değişir.  Aksi durumda anlaşmak ve doğruyu bulmak asla mümkün olmaz.

BAŞKAN TEKİN TALİMAT VERDİĞİNİ UNUTMUŞ HERHALDE

Geçenlerde sosyal medyada gezinirken bir canlı video dikkatimi çekti. Videoyu çeken Bahşılı Belediye Başkanı Recep Zafer Tekin.  Gece yarısı yayınladığı video da belediye çalışanlarının ilçe içerisinde ki ağaçları sulamasını takipçilerine gösteriyor.  Tekin video da diyor ki; “Arkadaşlarımız sağolsunlar evde usanmışlar ağaçları sulayalım diye ‘kendiliğinden’ düşünmüşler, diktiğimiz 400 küsür ağacı suluyorlar.” Sonra kamerayı ağaçları sulayan personele çeviriyor.  Biri “Her zaman yanındayız gece gündüz demeden yanında olacağız” derken diğeri “Valla başkanım ‘talimatlarınıza’ her zaman hazırız,  çalışıyoruz” diyor. Tabi aslında bu beklenen bir cevap değildi. Başkan Tekin hemen devreye giriyor “Yok bu sefer talimat vermedim. Kendiliğinizden gelmişsiniz” diyerek durumu kurtarmaya çalışıyor.  

Şimdi bunlara ne gerek var. Belli ki arkadaşlar, talimat olmadan kendiliğinden geldiklerinden haberdar değiller. Buradan tüm başkanlara sesleniyorum. Her attığınız adımı böyle sosyal medyada yayınlamaya kalkıp ‘ben çalışıyorum’ deme gayretine girerseniz, ‘ kendiliğinden’  geldiğini söylediğiniz personelin ‘talimatla’ geldiği ortaya çıkar. Canlı yayın olduğu içinde ancak personele talimatsız, kendiliğinden geldiğini hatırlatmaya çalışırsınız. Bunlara gerek yok. Siz çalışın. İlçenizi beldenizi güzelleştirin. Zaten orada yaşayan halk bunu görür. Takdirini yapar. Milletin gözüne sokar gibi ‘ben bunu yapıyorum’ demek gereksiz. O yörenin  başkanısınız. Elinizde telefon yayın yapmak sizin işiniz değil. Çok özel zamanlarda yapın bunu. Telefonu bırakın ve çalışın. Sonrasında kararı halk versin.

GÜRPINAR İÇİN GÖLGE BAŞKAN DİYORLAR

Bahşılıdan söz etmişken  Başkan Tekin’e bir hatırlatma daha yapmak istedim. Son zamanlarda ilçeden kimi görsem İkbal Gürpınar için ‘gölge başkan’ ifadesini kullanıyorlar. Zaman zaman üst düzey ziyaretlerinize de gördüğümüz kadarıyla beraber gidiyorsunuz. Tamam Gürpınar’ın medyatikliğini ilçe yararına kullanmak isteyebilirsiniz ama sonuçta belediyede hiçbir görevi olmayan bir ismi bu kadar belediye işlerine dahil etmeniz dikkat çekiyor.  Hal böyle olunca da ‘gölge başkan’ yakıştırması yapıyorlar. Zatein şu helal şampuan işi son zamanlarda olumsuz anlamda bayağı gündemde. Buna biraz dikkat edin derim.

SAYIN KILIÇDAROĞLU, OLMUYOR İŞTE ZORLAMAYIN

Aslında yazımı bitiriyordum ama CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na iki kelime etmeden duramadım. Hani şu Fatih Altaylı ile yaptığı programda  ‘S-400’ler neden alındı ki. Bize kim saldıracak’ diyen Kılıçdaroğlu’na. Sayın Kılıçdaroğlu; yani bize kim saldıracak diyorsunuz ya bende diyorum ki o zaman orduyu lağvedelim, tank, tüfek silah üretmeyelim, sınırlarımıza çiçek ekip domates yetiştirelim. Nasıl olsa bize kimse saldırmıyor. Saldırmayacak.

Sayın Kılıçdaroğlu olmuyor  işte, sizden olmuyor niye daha zorluyorsunuz.  Bırakın gidin domates ekin, çapa yapın, torun torba sevin bence…



Bu yazı 890 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI