Reklam
  • Reklam

Bunlar 83 Milyona Bir Pulu Bile Çok Görüyorlar

Bunlar 83 Milyona Bir Pulu Bile Çok Görüyorlar
27 Şubat 2021 - 12:28 - Güncelleme: 27 Şubat 2021 - 12:31
Keskin İlçe Kongresine katılan Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Özdağ, 
BUNLAR 83 MİLYONA BİR PULU BİLE ÇOK GÖRÜYORLAR
Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Özdağ, Keskin 1. Olağan İlçe Kongresi için Keskin’e geldi. Burada Gelecek Partisi İl ve İlçe Teşkilatı, muhtarlar, basın mensupları ve vatandaşlarla buluşan Özdağ, Türkiye’nin siyasetteki sorunlarından bahsetti.

Keskin 1. Olağan İlçe Kongresi için Keskin Esinti Kafe de bir araya gelen Gelecek Partililer’e Genel Merkezden çıkarma yapıldı. Genel Merkez yöneticilerinden Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Özdağ, Hazine ve Maliye Politikaları Başkanı Tuncay Dinç, İnsan Hakları Başkanı Serap Yazıcı, Kırıkkale İl Başkanı Gülfem Betül Ekinci, il ve ilçe teşkilat üyeleri ve vatandaşlar katıldı.
Kongrede konuşma yapan Kırıkkale İl Başkanı Gülfem Betül Ekinci, Kırıkkale’de teşkilatlanmalarını sürdürdüğünü belirten açılış konuşmasının ardından kürsüye gelen Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Özdağ’ın açıklamaları toplantıya damgasını vurdu. 
Kongrede bir konuşma yapan Kırıkkaleli siyasetçi Selçuk Özdağ, “Keskin 1. Olağan İlçe Kongremiz hayırlara vesile olsun inşallah. Bir parti kurduk, ben Keskinliyim, Keskin’in Konur köyündenim. 550 yıllık bir köy, kasaba, sancak. Ben bozkırın çocuğuyum, burada doğdum, bir köylü çocuğuyum. Gecekondularda büyüdüm, su sattım, ayakkabı boyadım, hamallık yaptım, tütün kırdım, pamuk topladım, öyle fakülte bitirdim. Sonra bozkırın çocuğu olarak Ege’ye gittim. Manisa’da gençlik liderliği yaptım, hapishaneler gördüm, 12 Eylül dönemini yaşadım. Tam 7 yıl idamla yargılanarak hapishanede kaldım. Bu durum zaten Türkiye’de siyasi liderlerin kaderidir. Demirel, Ecevit, Menderes, Türkeş, Erbakan, Muhsin Yazıcıoğlu, Deniz Baykal... Hemen hemen hepimiz cezaevleri gördük. 1960’larda gördük, 70’lerde gördük, 80’lerde gördük, 28 Şubat’larda gördük.” dedi.

HEP MİLLETİME HİZMETLE YAŞADIM
Manisa’ya dışardan giderek 3 dönem milletvekilliği yapmanın çok zor olduğunu dile getiren Özdağ; “Değerli hemşehrilerim, böyle bozkırın çocuğu olarak Manisa’ya gideceksiniz, gençlik liderliği yapacaksınız ve 3 dönem milletvekilliğinin ardından bir iktidar partisinin genel başkan yardımcısı olacaksınız, çok zor. Manisa kabul etmez. Örnek vereyim size; Mehmet Keçeciler, Özal’ın en önemli adamı. Manisa’dan aday yaptılar. Manisa’da Gördes diye bir ilçemiz, Hanya diye de bir köyümüz var. Mehmet Keçeciler nereye gittiyse Manisalılar ellerinde dövizlerle karşıladılar. Hanyalılar Hanya’ya, Konyalılar Konya’ya dediler. Çünkü Mehmet Keçeciler Konyalıydı. Ama Keskin’in Konur köyünden çıkıp Manisa’ya giden bu kardeşinizi Manisalılar kucakladılar. Çünkü ben samimiydim, çünkü ben Manisa için çalışıyordum, Türkiye için çalışıyordum. Bu elleri kirletmedim hiç. Hep milletime hizmetle yaşadım bu dönemi. Bana kucak açan o şehir beni üç dönem milletvekili yaptı, hem de birinci sıradan. Kolay değildir Arınç’ın memleketinde birinci sıradan milletvekili olmak.” dedi. Özdağ,  “Şimdi kendi topraklarımdayım. Ferdi Tayfur’un türküsünü söylüyorum arada; ‘Hadi gel köyümüze geri dönelim’ diye. Her iki ayda bir köyüme geliyorum, dedelerimin mezarını ziyaret ediyorum. Ama iki ayı geçiyor, özlüyorum toprağımı. Ben neden Adalet ve Kalkınma Partisi’nden ayrıldım. Sayın Ahmet Davutoğlu genel başkan oldu. Bende onunla beraber genel başkan yardımcısı oldum. Birlikte seçimlere girdik. 1 Kasım seçimlerinde yüzde 50 oy aldık. Türk siyasi hayatında bir Menderes o kadar oy aldı. İkincisi Sayın Ahmet Davutoğlu.” Türkiye’de rüşvet, torpil ve adam kayırmanın olduğunu öne süren Özdağ; “Ahmet Davutoğlu ile beraberce çok şey yapmak istedik, kabul görmedi. İmar yasası çıkaralım istedik. Adam belediye başkanı oluyor, şurada 2-3 dönüm bir tarla var. Sizin tarlanızı 7’ye 1 verip satın alıyorlar. Tarlanın dönümü beş lira, on veriyorlar çok seviniyorsunuz hemen satıyorsunuz. Bir yıl sonra bakıyorsunuz ki tarlanızdan imar geçmiş arsa olmuş. Sizin on liralık arsanız bin liralık olmuş. Kim yapmış bunu, belediye başkanı ve müteahhitler. Bazı adamlar bir gecede fakir yatıp sabah zengin uyanmışlar. Ahmet Davutoğlu dedi ki imar yasası çıkaracağız, bu şekilde olmaz. Tarla alıyorlar arsa yapıyorlar, fabrikaları kapatıp orada on yılda kazandığını arsadan bir yılda kazanıyor. Fabrikaları kapatınca bu sefer de istihdam azalıyor. Fabrika demek, ihracat demek, iş demek, istihdam demek, ekmek demek, aş demek, eş demek. Sayın Davutoğlu imar yasası çıkartarak bu geliri hazineye aktaralım dedi. Recep Tayyip Erdoğan kabul etmedi. Temiz siyaset yapalım dedik. Yani hırsızlığı ve yolsuzluğu önleme yasası çıkaralım. Bu ülkede rüşvet yok mu, torpil yok mu, iltibas yok mu, iltikat yok mu? Bu ülkede adam kayırmak yok mu? Var. Hem de çok var bu ülkede.” ifadelerini kullandı.
BUNLAR 83 MİLYONA BİR PULU BİLE ÇOK GÖRÜYORLAR
Parti içinde yapılan darbeye itiraz ettiğini belirten Özdağ; “Ahmet Davutoğlu dedi ki; “Bu ülkede siyasetçilerin evine ne giriyorsa görelim. Sadece kendisi değil, birinci derece akrabaları değil, ikinci dereceden akrabaları dahil evlerine ne giriyorsa bir sistem kuralım, görelim.” bunu kabul etmediler. Düşünce olarak biz yolsuzluğu, hırsızlığı önleme yasası ile beraber şeffaflık yasası çıkaralım, Türkiye’de her şey şeffaf olsun dedik. İhaleler şeffaf olsun millet görsün o ihaleleri, kapalı kapılar ardında davetiye ihaleler olmasın, bir liralık ihaleyi beş liraya vermesinler, birilerine Türkiye’nin imkanları peşkeş çekilmesin dedik. Necip Fazıl ne diyordu; “Bir kişiye dokuz, dokuz kişiye bir pul...” Bunlar 83 milyona bir pulu bile çok görüyorlar. Türkiye’nin şeffaflaşması egemen güçleri rahatsız etti. Sayın Davutoğlu’nu tasfiye ettiler. Davutoğlu, tasfiye edilirken, parti içi darbe yapılırken, ben birinci sıra milletvekiliydim, genel başkan yardımcısıydım itiraz ettim. Bir Keskinli gibi bu duruma başkaldırdım." ifadelerini kullandı.
Bu haber 1882 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum