Emekli PalasGazete Oksijende Mine Şenocaklı“Emeklilerin evi artık ucuz otel odaları!” Başlıklı bir yazı kaleme aldı. Ankara’daki bazı otellerde birebir konuştuğu emeklilerin anlattıklarının da olduğu bu yazıyı dikkatlice okudum. Maksadım bunun yeni ortaya çıkan bir durum mu,yoksa zaten var olan bir durumun bugünün emekli profili ile ilişkilendirilip siyasi bir malzeme gibi kullanılmasına fırsat veren bir dille yeniden gündeme getirilmesi midir? Bunu anlamaktı. Evet 10 yıldır otelde kaldığını söyleyen de vardı yenilerde kalmaya başladığını söyleyen de vardı. Bu üzerinde hassas bir çalışma ile doğru çıkarımlar ve sebeplendirmeler yapılacak bir toplumsal durum. Bu yüzden direk sloganik bir söylemle geçiştirmek de ciddi bir sorunlu bakış olur. Ama şu bir gerçek ki emekli maaşlarının alım gücü üzerinden bakıldığında bu durum hiç de şaşırtıcı değil.Yazının bir yerinde Şenocaklı şöyle diyor: “Ankara Ulus’taki ucuz otellerin hepsi yaşlı emeklilerle dolu. Odaların günlüğü 200 ila 400 lira arasında. Aylık 6 bin lira ödeyen de var, 12 bin lira ödeyen de... 6 bin lira ödeyenlerin odalarında tuvalet ve banyo yok! Bir otel köşesinde yalnız başlarına yaşıyorlar. Çoğunun maaşı en düşüğünden 16 bin 881 lira, başka çareleri yok. Ne evleri var, ne çoluk çocukları.”Ve nakille şu bilgiyi paylaşıyor; “DİSK Emekli-Sen Eskişehir Şube Başkanı Hatice Kılıç’tan bir açıklama geliyor. Kılıç, yalnız yaşayan ve eşini kaybetmiş emeklilerin bir araya gelip ortak ev tuttuğunu, çünkü emekli maaşlarının kiraya yetmediğini söylüyor.” Toplum olarak yaşlılık dendiğinde ilk aklımıza gelen,bakacak çocuklarının olup olmadığıdır, varsa neden onların bakmadığıdır. Doğrusu da budur! Zira toplumumuzun geleneksel arka planı böyledir. İslam da bunun böyle olmasını çok önemser ve bunu cennetle mükâfatlanma fırsatı olarak tanımlar.Toplum yaşamını şekillendiren ana dinamikler değişkendir. Bu değişkenlik etkin dinamiklerden kaynaklandığı kadar bizatihi toplumun kendi yönelişlerinden de kaynaklanır. Ekonominin hayatın merkezine oturduğu bir çağda, ortaya çıkan her duruma dair ekonomi üzerinden bir çıkarım yapmak kaçınılmazdır. Bugün gelinen noktada emekliyi de yaşlılığı da ekonomi üzerinden değerlendirmek de kaçınılmazdır. Yaşlısına bakmayan evlat nitelemesi bile gariptir. Zira 30 yıl önce evlerdeki her kişi aile efradı idi, yaşlısı, genci, çocuğu... Şimdi bakılacak olan ayrımıyla tabir edilen yaşlı, aile büyüğüidi, evin bereketi idi. Evet, ama bugün ekonomi üzerinden önce küçülen aile anlayışı, artık yine ekonomi üzerinden parçalanmış durumda ve kim kime nasıl bakacak belli değil.En düşük emekli maaşı üzerinden basit bir hesap yaptığımızda otelde kalan bir emekli için beslenme, daha çok aç kalmamak olarak tabir edilebilir. Birkaç tane haşlanmış yumurta ve ekmek ya da biraz peynir ve ekmek ancak aç kalmamayı sağlar.Geçen hafta Arabistan’da mahkemeye intikal eden bir olay haber konusu olmuştu. İki kardeş yaşlı annelerinin kendileriyle kalması talebiyle başvurmuşlar mahkemeye. Benimle kalsın diye gözyaşlarıyla hakime yalvaran iki kardeşin haberi çok etkileyiciydi. Üstüne de Şenocaklı’nın bu haberi içinde bulunduğumuz durumun vahametini ve dünden bugüne halimizi daha görünür kıldı. Haberde Valiliğin, Büyükşehir Belediyesinin kimsesizler için açtığı barınma yerlerine de değinilmiş. Ayrıca belediyenin emeklilerin bir kısmına verdiği destek de geçiyor yazıda. Bunlar güzel şeyler demek çok korkunç, doğrusu bunlara gerek duyulmamalıydı olmalı. Hatta bunlar neden var sorusunu bu durumun ortaya çıkmasına sebep olanlardan hesap sorar bir tonlamayla sormalı. Otellerin olduğu bölgede bir berber “Emekli Tıraşı 150 tl” diye bir ilan asmış cama. Berberler odasına bu yüzden şikayet edilmiş ve birkaç gün kapatılmış. Ama emekliler öğrenmişartık bu berberi ve düzenli olarak orada tıraş olan çok sayıda emekli varmış. Tıraşları da bir standarda binmiş. Usta şöyle tarif ediyor bunu “Emekli tıraşının standardı bellidir, arkalar 6 numara, üstü de makasla alıyoruz. Kısa keseceğiz ki, çabuk uzamasın, masraf çıkmasın” Hamam 400 tl. Yazın 5 ltlik pet şişeler güneşe bırakılıyor ve o suyla banyo yapılıyor anekdotu da var yazıda.Emekli zammının belirleneceği günlerde bu yazının kaleme alınmış olması önemli ama mesele maaş zammını aşan bir duruma gelmiş. Köklü ve kalıcı çözümler üretilemez ise Emekli=Sokakta Yaşam, halini de çok yakında göreceğiz demektir.Velhasıl, yokluk bütün değerleri yıkabilecek bir potansiyele sahiptir. Bu potansiyel öyle güçlüdür ki bunu görmezden gelenler bile bu yıkımdan nasibini almaktan kurtulamaz.
Söyleşi
Yayınlanma: 14 Aralık 2025 - 22:09
Emekli Palas
Söyleşi
14 Aralık 2025 - 22:09












