KIRIKKALE BELEDİYESİNDE CUMHUR İTTİFAKI ÇATLADI

Geçtiğimiz günlerde Kırıkkale Belediye Başkanı Mehmet Saygılı tarafından, MHP Belediye Meclis Üyesi Murat Tanır keyfi denetleme iddiası ile şikayet edilmişti. Tanır bugün basın açıklaması yaparak olayları farklı bir boyuta taşıdı.

KIRIKKALE BELEDİYESİNDE CUMHUR İTTİFAKI ÇATLADI
23 Haziran 2021 - 14:03 - Güncelleme: 22 Temmuz 2021 - 16:59

CUMHUR İTTİFAKI İÇİN SUSTUM!
Kırıkkale Belediyesinin yürütmekte olduğu Halifeli İçme Suyu Projesi ihalelerinde usulsüzlükler olduğunu dile getiren MHP Belediye Meclis Üyesi Murat Tanır, kendisinin Belediye Başkanı tarafından tek başına denetleme yaptığı gerekçesiyle şikayet edildiğini ancak konunun öyle olmadığını ifade etti. Şikayet edilme sebebinin tek başına denetleme yapmak olmadığını dile getiren Tanır, asıl şikayet sebebinin yapılan ihalelerde gördüğü usulsüzlüklerden ötürü denetleme raporuna şerh koymak olduğunu ifade etti. Basın mensubu olduğunu ifade eden ve Cumhur İttifakı nedeni ile seçildiği günden bu yana belediye ile ilgili haberlerde titiz davrandığını dile getiren Tanır, buna karşın halkın verdiği oyların hakkını vermek adına Belediye Meclis Toplantılarında gerekli çalışmaları yaptıklarını ifade etti. Seçildiği günden bu yana Belediye Başkanı Mehmet Saygılı’yı yalnızca 2 sefer Belediye Meclisi toplantısında gördüğünü dile getiren Tanır, Belediye Başkanının eleştiriye açık olmadığını ve her haklı sesi muhalefet olarak algıladığını ifade etti.

DÜRÜSTLÜK KAPALI KAPILAR ARDINDA OLMAZ
Kırıkkale Belediye Başkanı Mehmet Saygılı’nın Belediyeyi kendi şirketi gibi yönettiğini ifade eden MHP Belediye Meclis Üyesi Murat Tanır, “Belediye Başkanı Saygılı, Belediyeyi kendi şirketi gibi yönetip bizleri (Belediye Meclis Üyelerini) şirket elemanı gibi göremez” dedi. Mehmet Saygılının 2018 seçimlerinde kampanyasını dürüstlük üzerine kurduğunu hatırlatan Tanır “Mehmet Saygılı ikinci seçiminde kampanyasını dürüst başkan olarak belirledi ve bu şekilde yürüttü. Dürüstlük kapalı kapılar arkasında olmaz” diyerek, Belediye Başkanının tutumunu sert bir şekilde eleştirdi. Yapılan şikayet ile ilgili ifade verdiğini ifade eden Tanır, tek başına denetleme yapmadığını, komisyon üyeleri ile birlikte denetlemenin gerçekleştiğini, yapılan iki denetlemede de birer komisyon üyesinin mazeretli olarak denetlemeye katılmadığını, denetlemelerde komisyonda yer alan belediye meclis üyeleri ile birlikte Belediye Personellerinin de olduğunun altını çizdi. MHP Belediye Meclis Üyesi Murat Tanır, Yapılan işlemlerle ilgili gerekli birimlere sorular yönelttiğini ancak cevap almadığını ifade ederek, denetleme raporuna neden şerh koyduğunu tek tek açıkladı.


ŞERH KOYDUĞUM İÇİN MAHKEMEYE VERİLDİM
Basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Kırıkkale Belediye Meclis Üyesi Murat Tanır, “Malum Kırıkkale Belediyesi yaptığımız bir denetimden dolayı şahsımı Mahkemeye vermiştir. Şahsıma yapılan şikayet dilekçesinde benim denetim esnasında, şahsi olarak denetim yaptığım söylenmektedir. Bununla ilgili de Valilik muakkip tayin etmiştir. Kendilerine de ifademi verdim. Benim Mahkemeye veriliş nedenim, düzenlenen komisyon raporuna şerh koymamdır. Bu şerhi neden koydum, önce onu açıklamak istiyorum. Denetimler esnasında Kırıkkale Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğünün 2020 yılında yapmış olduğu Halifeli içme suyu ihalesinde gördüğüm bir takım eksikliklerden dolayı şerhi koydum. 29 Mart’ta Fen İşleri Müdürlüğüne yazılı bir dilekçe verdim, komisyon öncesinde verdiğim dilekçeyi neticelendirip, bunu da komisyona yansıtmak istedim. Yalnız benim resmi olarak, kayıtlara geçirerek verdiğim dilekçeye şuana kadar bir cevap verilmedi. Dolayısı ile raporu imzalamaktan imtina ettim ve şerh koydum.” Diyerek yaşanan olayları özetledi.

İHALEDE GÖRDÜĞÜ USULSÜZLÜKLERİ TEK TEK AÇIKLADI
Tanır açıklamalarının devamında “Şimdi bu denetimde gördüm eksiklikleri, Fen İşleri Müdürlüğüne sorduğum soruları sizlere de açıklamak istiyorum. Birinci madde olarak bana daha önce verilen hiçbir imzası olmayan raporda 5 firmaya teklif verildiği yalnız bunun 2 tanesinin ihaleye katıldıkları belirlendi. Ben de birinci maddedeki sorum, 5 firmaya gönderilen ihaleye davet mektubunu hangi yolla muhataplarına ulaştırdınız diye sordum, bununla ilgili belgeler bilgiler varsa belirtmelerini istedim. İkinci olarak ihaleye katıldığı bildirilen ……….. firması ile İla Mühendislik firmasının aynı adreste yer aldığını gördüm, denetim esnasında. Bu durum Kamu İhale Kanunda suçtur biliyorsunuz aynı adreste yer alan bir firmaya 2-3 tane davetiye verip alın siz bunu doldurun gibi bir şey olacaktı. Buda beni vicdanen rahatsız etti için neden aynı adreste bulunan ki firmaya davetiye verdiniz diye sordum. Üçüncü sorumda bu iki firma arasında organik bir bağ var mıdır? Bununla ilgili inceleme yapıldı mı? İhale dokümanını indiren firmalar hangi IP’den indirmiş? Adres aynı olunca büyük ihtimal şartnamelerde aynı IP’den indirilmiştir, bunu sordum. Dördüncü soru olarak mücbir sebep olmadan 45 gün süre verilen ihale süresi, %10 artırım yaptınız. 100 günü aşmayan bir ihalede %10 artırımı hangi sebeple yaptınız? Bunu sordum. Biliyorsunuz %10 artırım yapılması için sürenin uzun olması lazım. Bazı mücbir sebepler olması lazım. Buda yerinde olmadı.  Beşinci olarak yapılan ihalenin pazarlık usulüyle yapıldığı dikkate alınarak, bunu pazarlık usulü yapmayı gerektirecek mücbir sebepler neydi? Siz bunu pazarlık usulü yapmışsınız Kırıkkale’de biliyorsunuz artırma tesisi bulunmaktadır ve Kırıkkale’nin su ihtiyacı buradan karşılanmaktadır. Pazarlık usulü ihale yapılmasını gerektirecek acil bir durum söz konusu değildir. Yaklaşık 6 milyon gibi bir paraya ihale edildi, bu durum şaibe yaratır neden böyle bir uygulama yapıldı diye bir soru sormuştum. Buna da cevap vermediler. Gayri resmi olarak ikinci bir dilekçede biliyorsunuz aynı yere 29 kalemlik bir malzeme alımı yaptılar. Bu alımlarda yine bu firmalarla bağlantılı olarak yapıldı. Ben bununla ilgili de soru sordum, 50 gün sonra ihale yaptınız ve bu ihalede alınan malzemelerin kullanıldığını söylüyorsunuz. Bunu neden ayrı ihalede aldınız. İlk ihaleye neden katmadınız? Diye sordum ve bu soruların hiç birine cevap alamadım. Bu ihalelerde ika edilebilecek bir konuya rastlamadığım için şerh koydum.” İfadelerini kullandı.

MECLİS ÜYESİNİN İLK GÖREVİ DENELEMEDİR.
Belediye Meclis Üyelerinin ilk görevlerinin denetleme olduğunu belirten Tanır, “Biliyorsunuz belediye meclis üyelerinin ilk görevi denetlemedir. Bizlere kanun ve halk Kırıkkale Belediye Başkanının yaptığı doğru işlere destek olun, yanlış işleri denetleyin diye görev verir. Ben komisyon üyesi olmam nedeniyle böyle bir denetlemede bulundum. Kaldı ki bunu yazılı yada sözlü olarak mecliste de sorabilirim. Bu ihaleler neden böyle yapıldı? Diyebilirim. Bu ihalelerin şeffaf olması lazım açıklayıcı olması lazım. 2,5 yıl geçti belediye meclis üyeliğimde Sayın Başkanı 3 sefer meclissalonunda gördük, onun haricinde görmedik. Bize yapılan hizmetlerle ilgili detaylı hiçbir bilgi verilmedi. 2 sefer toplantıya katıldık, özel toplantıydı, yemekli toplantıydı burada bir takım açıklamalar yapıldı. Bizim Kırıkkale Belediyesinde, belediye meclis üyeleri olarak kullanabileceğimiz odalar bile yok. Önerge verebileceğimiz, dilekçe yazabileceğimiz bir bilgisayar ortamı bile yok. Bizlere bu durum, meclis üyeleri bir araya getirilmek istenilmiyor kanaati uyandırıyor. Bizler bu süreçte yaptığımız işlerde kendi şahsıma konuşuyorum yanlış eksik bir şey yapmamaya çalışıyoruz. Kırıkkale Halkını savunmaya gayret ediyoruz. Şuana kadar da görevimizi başarılı bir şekilde yaptığımızı düşünüyoruz. Benim bu konu ile söyleyeceklerim bu kadar, denetim yaptığım için değil şerh koyduğum için Mahkemeye verildim. Ama şu var keşke beni Kırıkkale Halkı yargılasa. Dese ki sen yanlış yaptın dese bende cezasını kabul etsem. Ben Belediye Meclis üyesiyim, benim görevim denetlemek. Ben bana verilen oyun hakkını vermeye çalışıyorum.” dedi.
Tanır açıklamasının son kısmında “Sayın başkan kendisine çatlak ses çıkartanı muhalefet ediyor sanıyor. Biz muhalefet falan yapmıyoruz. Kamuoyunu bilgilendirmek adına böyle bir toplantı organize ettim. Dediğim gibi toplantının sebebi buydu bunu da açıkladığımı düşünüyorum” ifadelerini kullanarak açıklamalarına son verdi. Gazetecilerin soruları üzerine tek başına denetle yapmadığını, komisyon üyeleri ve Belediye Personelleri ile denetlemeye gittiğini ifade eden Tanır, zaten tek başıma gitmiş olsam bana kapıyı açan, denetleme yapmama müsaade eden herkes suçludur. Kırıkkale’nin can damarları su arıtma tesisleridir, buraya yetkisiz birinin girmesine müsaade edilemez, böyle bir durum olursa güvenlik zafiyeti olduğunu düşündürür cevabını verdi. Konuyla alakalı kendisine çok şikayet geldiğini ifade eden Tanır, kendisinin de komisyon üyelerine burayı kağıt üzerinde değil, yerinde denetleyelim önerisinde bulunduğunu ve önerisinin uygun bulunarak yerinde denetleme yapıldığını ifade etti.
 
Bu haber 2585 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum