MHP Kırıkkale Milletvekili Av. Halil Öztürk, dijital platformlar ile medya kuruluşları arasındaki ekonomik ilişkinin yeniden düzenlenmesini hedefleyen Dijital Telif Kanun Teklifine ilişkin yayımladığı video mesajında, dijital çağda basın emeğinin korunmasının artık bir zorunluluk haline geldiğini söyledi.
Öztürk, haber üretiminin maliyetli ve emek yoğun bir süreç olduğuna dikkat çekerek, arama motorları ve sosyal medya platformlarının bu içerikleri görünür kılıp yönlendirerek ciddi ekonomik kazanım elde ettiğini, ancak bu kazancın içerik üreticilerine adil biçimde yansımadığını ifade etti.
“Dijital Düzen Adil Değil”
Mevcut dijital ekosistemde medya kuruluşlarının pazarlık gücünün zayıf olduğunu vurgulayan Öztürk, hazırladıkları teklifin bu dengesizliği gidermeyi amaçladığını belirtti. Teklifin, telif tartışmasını yalnızca ekonomik değil, demokrasinin sağlıklı işlemesi açısından da ele aldığını kaydetti.
Büyük Platformlara Net Sorumluluklar
Kanun teklifine göre, Türkiye’de yüksek kullanıcı sayısına veya ciddi dijital gelire sahip büyük platformlar; haber içeriklerinden doğan ekonomik değer karşılığında medya kuruluşlarıyla şeffaf ve iyi niyetli müzakere yapmak ve dijital telif ödemek zorunda olacak. Böylece içerik üreticilerinin gelir kaybının önüne geçilmesi hedefleniyor.
Algoritmalar Denetim Altında
Öztürk’ün açıklamalarında öne çıkan bir diğer başlık ise algoritmik uygulamalar oldu. T elif talebinde bulunan medya kuruluşlarının içeriklerinin geri plana itilmesi ya da görünürlüğünün düşürülmesi gibi uygulamaların açıkça yasaklandığını belirten Öztürk, algoritmaların bir “cezalandırma aracı” olarak kullanılmasına izin verilmeyeceğini vurguladı.
Alt Sınır, Yaptırım ve Yerel Medya
Teklifte, dijital telif için asgari bir oran belirlenirken, yükümlülüklere uymayan platformlar için caydırıcı para cezaları da öngörülüyor. Öztürk, özellikle yerel ve bölgesel medyanın bu düzenlemeden olumlu etkileneceğini, kamu yararına haberciliğin destekleneceğini ifade etti.
Açıklamasını “Basın sadece bir sektör değil, toplumun ortak hafızasıdır” sözleriyle tamamlayan Öztürk, dijital çağda da basın emeğinin korunmasının demokratik bir sorumluluk olduğunu dile getirdi.













