
ESKİ TÜRKİYE MAZİDE KALMALIDIR
Programın açılış konuşmasını yapan Memur Sen Şube Başkanı Oktay Sümer, ‘Bizler siyasi ekonomik istikrarın ve toplumun bütünlüğünün milletler ve devletler açısından varlıklarının devamı noktasında temel parametre olduğunun bilincindeyiz. Bu noktada özgürlüklerin risk olarak algılandığını iç çekişmelerin ve ötekileştirmenin zirve yaptığı, dışa bağımlılığı, ekonominin kısır döngüye mahkum edildiği, siyasetin vesayete mecbur bırakıldığı bir Türkiye sadece fotoğrafı artık mazide kalmalıdır. Eşit yurttaşlığın hayata geçirilmesi, ötekileştirme zihniyetinin bütünüyle sona ermesi, bin yıllık kardeşliğin pekiştirilmesi, Çanakkale ruhunun yeniden tesis edilmesi fırsatını bize sunan çözüm sürecine sahip çıkmaya devam edeceğiz. Milletimiz için hayati derecede önemli olan sivil, özgürlükçü demokratik yeni anayasayı yazmak ve yapmak konusunda son derece kararlı olacak ve bu sorumluluğun takipçisi olacağız. Bizler Memur Sen ailesinin tüm fertleri olarak tüm halkımızın ve sesimizi duyan herkesin içinden geçmekte olduğumuz kritik sürecin bilincinde olduğuna, davasına, ülkesine, milletine ve topyekün dönüşümün ruhuna uygun davranıp gerekli sorumlulukları yerine getireceğine yürekten inanıyoruz’ diye konuştu.
HER ZAMAN VATANDAŞLARIMIZIN YANINDAYIZ
Sümer’den sonra söz alan Ak parti İl Başkanı Mürsel Akçay, ‘7 Haziran seçimlerinde 1. Parti olmamıza rağmen iktidar olamadık. Anayasa gereği seçim hükümeti kuruldu. Şimdi de 1 Kasım seçimlerine gidiyoruz. 7 Haziran’da vatandaşa istikrarı anlattık. Koalisyonun zarar olduğunu anlattık Vatandaşlarımızın mesajı aldık ve genel merkezimiz ile bu mesajlar doğrultusunda halkın huzuruna çıktık ve yaptıklarımızı ve yapacaklarımızı anlatıyoruz. Türkiye’de istikrarı sağlayacak tek parti AK Partidir, arazide vatandaşta ciddi dönüşler var. Bizler vatandaşla olmaya seçim öncesi seçim sonrası devam edeceğiz. İnanıyorum ki 1 Kasım’da da 3 milletvekilimizi meclise göndereceğiz’ dedi.
KALKINMA AK PARTİ İLE DEVAM ETTİ
Akçay’dan sonra Bem-Bir Sen Genel Başkanı, Mürsel Turbay, Belediye Başkanı Mehmet Saygılı ve Milletvekili Ramazan Can kısa birer konuşma yaparak sözü Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Özdağ’a bıraktılar. Özdağ, yaptığı konuşmada, Türkiye'nin, Adnan Menderes'in başbakanlığı döneminde başlayan kalkınma ve gelişme hamlesinin daha sonra Turgut Özal ile devam ettiğini, son 13 yıldır da AK Parti iktidarı ile devam ettiğini dile getirerek, başta batılı ülkeler olmak üzere birçok ülkenin Türkiye'nin gelişmesinden rahatsızlık duyduğunu söyledi.
TÜRKİYE’Yİ MİLLETTEN BAŞKASI YÖNETEMEZ
Paralel Yapı ve Fettullah Gülen’le ilgili de çarpıcı açıklamalarda bulunan Özdağ, ‘17-25 Aralık operasyonlarından 1,5 yıl önce görüşmesinde Fetullah Gülen'in kendisine, "AK Parti 3 dönem daha iktidarda olmalı, 3 dönem yasağını da kaldırın" dediğini söyledi. Recep Tayyip Erdoğan'a övgüler yağdıran bir adamın, 1,5 yıl önce dershaneleri bahane ederek "boş bakan" demeye başladığını anımsatan Özdağ, "Ne değişti? Şöyle istiyordu. AK Parti 3 dönem daha iktidarda kalsın, ben orduyu, yargıyı, emniyeti, sermayeyi, medyayı ele geçireyim, 100 milyar dolar param olsun. ABD'den bir uçak kalksın, İstanbul'a insin, 5 milyon kişi beni karşılasın, ben Türkiye'yi yöneteyim' istedi. Türkiye'yi herhangi bir cemaat, cuntacı, medya patronu yönetemez. Millet ve sandık yönetir. Başka bir şey yönetemez" diye konuştu.
ÇÖZÜM SÜRECİ YENİ BİR ŞEY DEĞİL
Özdağ, Çözüm Süreci'ni ilk defa Atatürk'ün başlattığını, 1937-1938'de aynı vaatlerde bulunduğunu belirterek, ardından Turgut Özal'ın Çözüm Süreci'ni gündeme getirdiğinin altını çizdi. Özdağ, "Abdullah Öcalan ile görüşelim bu kan akmasın, insanlar dağa çıkmasın, askerim, polisim ölmesin" dedi. Dinlemediler, yine devam ettiler. Sonra MHP, DSP, ANAP iktidarında, Bülent Ecevit, Devlet Bahçeli ve Mesut Yılmaz 7 saat 20 dakika konuşarak, Öcalan'ın idamını parlamentoya indirmediler. İdamın süreci parlamentoda biter. Parlamento 'evet' veya 'hayır' diyecek. Süreci kestiler. Çünkü bekleme süreciydi, çözüm içindi. Kan akmasın diye yaptılar. Siz yapınca iyi, biz yapınca kötü" ifadelerini kullandı.
TEK VATAN, TEK DEVLET, TEK MİLLET, TEK BAYRAK
HDP'nin, PKK'nın siyasi uzantısı olduğunu ve Türkiye'de özerklik ile öz yönetim ilan etmek istediklerini dile getiren Özdağ, ‘Aziz bir milletiz ve gereğini de yaparız. Daha yapmadık, her şeyi de söylemedik. Devletimiz çok güçlü. Çözüm Süreci'ni kan akmasın, Türkiye zengin ve özgür olsun diye yaptık. Biz hem Kurmanci hem Sorani haberleşme yapıyoruz. Bireysel özgürlüğe evet. Kimin ne özgürlüğü gasp edildiyse onu veririz. Başörtüsünü Türk, Kürt takmış, katsayı adaletsizliğinden Türk, Kürt, Laz, Çerkez faydalanmış hiç önemli değil. Herkese sağlarız bu özgürlüğü. Eksikse TBMM bunun için var. Fakat kolektif özgünlük isterseniz, 'özerklik ilan edeceğiz, ayrı bir devlet kuracağız, Fırat'ın öbür tarafında Kürdistan, bu tarafta ortak vatan olacak' diyecekseniz asla buna müsaade etmeyeceğiz. Tek vatan, tek devlet, tek millet ve tek bayrakla beraber resmi dil Türkçe olarak kıyamete kadar yaşayacağız. Kürtler bizim kardeşimiz, Kürt'le, Çerkez'le problemimiz yok. Irk yarış atları için geçerlidir, insanlar için değil. İnsanlar ancak takvaca üstündür. Ne kadar insansanız o kadar değerlisiniz. Herkesi birinci sınıf vatandaş yapmak istiyoruz. Onlar algıyı yönetmek istiyorlar."
AYNI ÜLKENİN VATANDAŞLARIYIZ
Türkiye'yi büyütmek istedikleri zaman düşmanlıkların arttığını ve halkın kutuplaştırılmaya çalışıldığını ifade eden Özdağ, "7 Haziran öncesinde de HDP ile önümüzü kestiler. HDP, PKK'nın siyasal uzantısıdır. Onlar TBMM'de hep iki şeyin hayali için yanıp tutuşuyorlar. Birincisi özerklik, ikincisi Kürdistan, ayrı devlet kurmak. Özerkliğe, yerel yönetimlerle başladılar. Şimdi de yerel halklara özerklik diyorlar. Güneydoğu Anadolu ve Doğu Anadolu'da Kürtler, Araplar, Türkmenler, Ezidiler, Kırgızlar hep beraber yaşarlar. Bizim Kürtlerle hiçbir problemimiz yok. Ta ki Malazgirt'ten bu yana Müslümanız, kardeşiz. Cumhuriyet kurulduğundan beri aynı ülkenin vatandaşlarıyız."
PKK'NIN İÇERİSİNDE 15 DEVLETLE DÖVÜŞÜYORUZ
Dünyanın en zengin yeraltı zenginliklerinin Türkiye topraklarında bulunduğunu, özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerindeki madenlerin çok değerli olduğunun altını çizen Özdağ, "Dünyada kimyasal silahların kullanılmadığı tek toprak Türkiye Cumhuriyeti topraklarıdır. Bunların hepsi bizim topraklarımızda. Bunu isterler mi? İstemezler. İşte o zaman size PKK'yı musallat ederler. Biz PKK ile dövüşmüyoruz. PKK'nın içerisinde bulunan 15 devletle dövüşüyoruz. PKK bu devletler eliyle vekaleten dövüşen bir örgüt" diye konuştu.
CHP-MHP KOALİSYONUNU İNŞA ETMEK İSTİYORLAR
AK Parti'nin 1 Kasım'daki seçimlerde tek başına iktidar olması gerektiğini savunan Özdağ, ‘Eğer biz 1 Kasım'da iktidar olmazsak hedefleri şu, CHP-MHP koalisyonu oluşturmak ve HDP milletvekillerini istifa ettirip, CHP'ye dahil ettirerek CHP-MHP koalisyonunu inşa etmek. Türkiye'nin büyümesini istemezler. Türkiye'nin büyümesi demek batının küçülmesi demek. Bizim küçülmemiz demek emperyalistelerin büyümesi demektir. Herkes bize bakıyor. Ümitle, aşkla, şevkle bakıyor. 1 Kasım seçimlerine az kaldı. Sayılı gün çabuk geçer. Kapı kapı gezip, yaptıklarımızı ve yapacaklarımızı anlatacağız. Her el ile tokalaşacağız, her gönüle gireceğiz ve diyeceğiz ki bu bir istiklal harbidir’ ifadelerini kullandı. Özdağ programın bitmesinin ardından Kırıkkale’den ayrıldı.
Programın açılış konuşmasını yapan Memur Sen Şube Başkanı Oktay Sümer, ‘Bizler siyasi ekonomik istikrarın ve toplumun bütünlüğünün milletler ve devletler açısından varlıklarının devamı noktasında temel parametre olduğunun bilincindeyiz. Bu noktada özgürlüklerin risk olarak algılandığını iç çekişmelerin ve ötekileştirmenin zirve yaptığı, dışa bağımlılığı, ekonominin kısır döngüye mahkum edildiği, siyasetin vesayete mecbur bırakıldığı bir Türkiye sadece fotoğrafı artık mazide kalmalıdır. Eşit yurttaşlığın hayata geçirilmesi, ötekileştirme zihniyetinin bütünüyle sona ermesi, bin yıllık kardeşliğin pekiştirilmesi, Çanakkale ruhunun yeniden tesis edilmesi fırsatını bize sunan çözüm sürecine sahip çıkmaya devam edeceğiz. Milletimiz için hayati derecede önemli olan sivil, özgürlükçü demokratik yeni anayasayı yazmak ve yapmak konusunda son derece kararlı olacak ve bu sorumluluğun takipçisi olacağız. Bizler Memur Sen ailesinin tüm fertleri olarak tüm halkımızın ve sesimizi duyan herkesin içinden geçmekte olduğumuz kritik sürecin bilincinde olduğuna, davasına, ülkesine, milletine ve topyekün dönüşümün ruhuna uygun davranıp gerekli sorumlulukları yerine getireceğine yürekten inanıyoruz’ diye konuştu.
HER ZAMAN VATANDAŞLARIMIZIN YANINDAYIZ
Sümer’den sonra söz alan Ak parti İl Başkanı Mürsel Akçay, ‘7 Haziran seçimlerinde 1. Parti olmamıza rağmen iktidar olamadık. Anayasa gereği seçim hükümeti kuruldu. Şimdi de 1 Kasım seçimlerine gidiyoruz. 7 Haziran’da vatandaşa istikrarı anlattık. Koalisyonun zarar olduğunu anlattık Vatandaşlarımızın mesajı aldık ve genel merkezimiz ile bu mesajlar doğrultusunda halkın huzuruna çıktık ve yaptıklarımızı ve yapacaklarımızı anlatıyoruz. Türkiye’de istikrarı sağlayacak tek parti AK Partidir, arazide vatandaşta ciddi dönüşler var. Bizler vatandaşla olmaya seçim öncesi seçim sonrası devam edeceğiz. İnanıyorum ki 1 Kasım’da da 3 milletvekilimizi meclise göndereceğiz’ dedi.
KALKINMA AK PARTİ İLE DEVAM ETTİ
Akçay’dan sonra Bem-Bir Sen Genel Başkanı, Mürsel Turbay, Belediye Başkanı Mehmet Saygılı ve Milletvekili Ramazan Can kısa birer konuşma yaparak sözü Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Özdağ’a bıraktılar. Özdağ, yaptığı konuşmada, Türkiye'nin, Adnan Menderes'in başbakanlığı döneminde başlayan kalkınma ve gelişme hamlesinin daha sonra Turgut Özal ile devam ettiğini, son 13 yıldır da AK Parti iktidarı ile devam ettiğini dile getirerek, başta batılı ülkeler olmak üzere birçok ülkenin Türkiye'nin gelişmesinden rahatsızlık duyduğunu söyledi.
TÜRKİYE’Yİ MİLLETTEN BAŞKASI YÖNETEMEZ
Paralel Yapı ve Fettullah Gülen’le ilgili de çarpıcı açıklamalarda bulunan Özdağ, ‘17-25 Aralık operasyonlarından 1,5 yıl önce görüşmesinde Fetullah Gülen'in kendisine, "AK Parti 3 dönem daha iktidarda olmalı, 3 dönem yasağını da kaldırın" dediğini söyledi. Recep Tayyip Erdoğan'a övgüler yağdıran bir adamın, 1,5 yıl önce dershaneleri bahane ederek "boş bakan" demeye başladığını anımsatan Özdağ, "Ne değişti? Şöyle istiyordu. AK Parti 3 dönem daha iktidarda kalsın, ben orduyu, yargıyı, emniyeti, sermayeyi, medyayı ele geçireyim, 100 milyar dolar param olsun. ABD'den bir uçak kalksın, İstanbul'a insin, 5 milyon kişi beni karşılasın, ben Türkiye'yi yöneteyim' istedi. Türkiye'yi herhangi bir cemaat, cuntacı, medya patronu yönetemez. Millet ve sandık yönetir. Başka bir şey yönetemez" diye konuştu.
ÇÖZÜM SÜRECİ YENİ BİR ŞEY DEĞİL
Özdağ, Çözüm Süreci'ni ilk defa Atatürk'ün başlattığını, 1937-1938'de aynı vaatlerde bulunduğunu belirterek, ardından Turgut Özal'ın Çözüm Süreci'ni gündeme getirdiğinin altını çizdi. Özdağ, "Abdullah Öcalan ile görüşelim bu kan akmasın, insanlar dağa çıkmasın, askerim, polisim ölmesin" dedi. Dinlemediler, yine devam ettiler. Sonra MHP, DSP, ANAP iktidarında, Bülent Ecevit, Devlet Bahçeli ve Mesut Yılmaz 7 saat 20 dakika konuşarak, Öcalan'ın idamını parlamentoya indirmediler. İdamın süreci parlamentoda biter. Parlamento 'evet' veya 'hayır' diyecek. Süreci kestiler. Çünkü bekleme süreciydi, çözüm içindi. Kan akmasın diye yaptılar. Siz yapınca iyi, biz yapınca kötü" ifadelerini kullandı.
TEK VATAN, TEK DEVLET, TEK MİLLET, TEK BAYRAK
HDP'nin, PKK'nın siyasi uzantısı olduğunu ve Türkiye'de özerklik ile öz yönetim ilan etmek istediklerini dile getiren Özdağ, ‘Aziz bir milletiz ve gereğini de yaparız. Daha yapmadık, her şeyi de söylemedik. Devletimiz çok güçlü. Çözüm Süreci'ni kan akmasın, Türkiye zengin ve özgür olsun diye yaptık. Biz hem Kurmanci hem Sorani haberleşme yapıyoruz. Bireysel özgürlüğe evet. Kimin ne özgürlüğü gasp edildiyse onu veririz. Başörtüsünü Türk, Kürt takmış, katsayı adaletsizliğinden Türk, Kürt, Laz, Çerkez faydalanmış hiç önemli değil. Herkese sağlarız bu özgürlüğü. Eksikse TBMM bunun için var. Fakat kolektif özgünlük isterseniz, 'özerklik ilan edeceğiz, ayrı bir devlet kuracağız, Fırat'ın öbür tarafında Kürdistan, bu tarafta ortak vatan olacak' diyecekseniz asla buna müsaade etmeyeceğiz. Tek vatan, tek devlet, tek millet ve tek bayrakla beraber resmi dil Türkçe olarak kıyamete kadar yaşayacağız. Kürtler bizim kardeşimiz, Kürt'le, Çerkez'le problemimiz yok. Irk yarış atları için geçerlidir, insanlar için değil. İnsanlar ancak takvaca üstündür. Ne kadar insansanız o kadar değerlisiniz. Herkesi birinci sınıf vatandaş yapmak istiyoruz. Onlar algıyı yönetmek istiyorlar."
AYNI ÜLKENİN VATANDAŞLARIYIZ
Türkiye'yi büyütmek istedikleri zaman düşmanlıkların arttığını ve halkın kutuplaştırılmaya çalışıldığını ifade eden Özdağ, "7 Haziran öncesinde de HDP ile önümüzü kestiler. HDP, PKK'nın siyasal uzantısıdır. Onlar TBMM'de hep iki şeyin hayali için yanıp tutuşuyorlar. Birincisi özerklik, ikincisi Kürdistan, ayrı devlet kurmak. Özerkliğe, yerel yönetimlerle başladılar. Şimdi de yerel halklara özerklik diyorlar. Güneydoğu Anadolu ve Doğu Anadolu'da Kürtler, Araplar, Türkmenler, Ezidiler, Kırgızlar hep beraber yaşarlar. Bizim Kürtlerle hiçbir problemimiz yok. Ta ki Malazgirt'ten bu yana Müslümanız, kardeşiz. Cumhuriyet kurulduğundan beri aynı ülkenin vatandaşlarıyız."
PKK'NIN İÇERİSİNDE 15 DEVLETLE DÖVÜŞÜYORUZ
Dünyanın en zengin yeraltı zenginliklerinin Türkiye topraklarında bulunduğunu, özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerindeki madenlerin çok değerli olduğunun altını çizen Özdağ, "Dünyada kimyasal silahların kullanılmadığı tek toprak Türkiye Cumhuriyeti topraklarıdır. Bunların hepsi bizim topraklarımızda. Bunu isterler mi? İstemezler. İşte o zaman size PKK'yı musallat ederler. Biz PKK ile dövüşmüyoruz. PKK'nın içerisinde bulunan 15 devletle dövüşüyoruz. PKK bu devletler eliyle vekaleten dövüşen bir örgüt" diye konuştu.
CHP-MHP KOALİSYONUNU İNŞA ETMEK İSTİYORLAR
AK Parti'nin 1 Kasım'daki seçimlerde tek başına iktidar olması gerektiğini savunan Özdağ, ‘Eğer biz 1 Kasım'da iktidar olmazsak hedefleri şu, CHP-MHP koalisyonu oluşturmak ve HDP milletvekillerini istifa ettirip, CHP'ye dahil ettirerek CHP-MHP koalisyonunu inşa etmek. Türkiye'nin büyümesini istemezler. Türkiye'nin büyümesi demek batının küçülmesi demek. Bizim küçülmemiz demek emperyalistelerin büyümesi demektir. Herkes bize bakıyor. Ümitle, aşkla, şevkle bakıyor. 1 Kasım seçimlerine az kaldı. Sayılı gün çabuk geçer. Kapı kapı gezip, yaptıklarımızı ve yapacaklarımızı anlatacağız. Her el ile tokalaşacağız, her gönüle gireceğiz ve diyeceğiz ki bu bir istiklal harbidir’ ifadelerini kullandı. Özdağ programın bitmesinin ardından Kırıkkale’den ayrıldı.












