Dante’nin kulakları çınlasın
Seviyesizlik kolay elde edilir bir şey gibi görünse de diri tutulmadığında sönükleşen bir durumdur. Bu yüzden zaman zaman kaşınır ki sönmesin. Zira lazımdır, “Demokrasilerde” ful kadro, bir depo dolusu oy, hatta tıka basa tribün olup tezahürat bile oluverir bu seviyesizlik denen melun.
Tablo bir garip; Tıp eğitimi almış bir doktor, hastasına teşhirci olduğu gerekçesiyle kendisini muayene etmeyeceğini söylüyor ve bu yüzden bir gurup, yobazlık üzerinden diğer bir gurup da “dindarlık” üzerinden yürüyor olaya. Sonuç, her zamanki gibi seviyesizlik diz boyu.
Sosyal medyada farklı bir video üzerinden hastanın görünmeyen kıyafetinin böyle olduğu hatta doktora komplo kurulduğu gibi paylaşımlar dolanıyor. Yine sosyal medyada ki diğerinden daha sahici, doktorun Mavi Marmara saldırısı sonrası İsrail askerlerini muayene ettiği ve bunu hasta hakları üzerinden normalleştirdiği yorumları geziyor. Aranın köpürtücüleri de her zamanki gibi boş durmuyor. Ama şu bir gerçek ki millet buraları geçeli çok oldu. Geçim sıkıntısı bir çok insanın ana gündemi. Dahası düzeleceğine dair umutta kalmadı. “Beka sorunu” bir süre götürdü gündemi/seçmeni ama artık somut göstergeler gerekmiş olmalı ki, sığınak projeleri gündeme getiriliyor. Bunun insana neler düşündüreceği malum. Kaygı, korku, güvensizlik...vb. İnsan doğası gereği güven duygusunun hakim olduğu bir ortamda yaşamak ister. Zira güvenli bir yaşam insanın özgürlüğünün de ön koşuludur.
İslam beş emniyetle bunu vaat eder, sağlanması gerektiğini söyler.
Din Emniyeti
Can Emniyeti
Akıl Emniyeti
Nesil Emniyeti
Mal Emniyeti Bunlardan herhangi birisi veya birkaçı ortadan kalktığında, insan için kısıtlılık başlamış olur ve kaygı, korku ve güvensizlik hakim olur. Peki bu kadar hayati meselelerin şakası/kurgusu olur mu ya da bunlar üzerinden politika yapılır mı derseniz, evet yapılır/yapılıyor derim. Hatta Machiavelli bunun yönetme kolaylığı için bir zorunluluk olduğunu söyler ki “Prens/Hükümdar” asırlardır yöneticilerin başucu kitabıdır. Kitabın temel yaklaşımı; Yönetmenin ahlaki bir kaygısının olamayacağı hatta olmaması gerektiğidir. Bu yüzden de ahlaksız yönetimin adıdır Machiavellizm. Batıda yönetim ve yönetme tartışmalarında Machiavelli önemli köşe taşlarından birisidir. İslam Medeniyetinde ise aynı tartışmada köşe taşı Farabi’nin El-Medînetü'l-Fâzılasıdır. (Türkçe: İdeal Devlet ya da Fazilet Şehri) Tartışmalar bunun üzerinden, ahlaklı yönetim ve ahlaklı toplum inşasına dair olmuştur. Velhasıl, bir muayene Komedyası üzerinden taraf olma/seçme seviyesizliği başlı başına bir sorundur ve sorunun ana kaynağı seviyesizliktir. Ahlak ise bu Komedyada aranacak en son şeydir!
Seviyesizlik kolay elde edilir bir şey gibi görünse de diri tutulmadığında sönükleşen bir durumdur. Bu yüzden zaman zaman kaşınır ki sönmesin. Zira lazımdır, “Demokrasilerde” ful kadro, bir depo dolusu oy, hatta tıka basa tribün olup tezahürat bile oluverir bu seviyesizlik denen melun.
Tablo bir garip; Tıp eğitimi almış bir doktor, hastasına teşhirci olduğu gerekçesiyle kendisini muayene etmeyeceğini söylüyor ve bu yüzden bir gurup, yobazlık üzerinden diğer bir gurup da “dindarlık” üzerinden yürüyor olaya. Sonuç, her zamanki gibi seviyesizlik diz boyu.
Sosyal medyada farklı bir video üzerinden hastanın görünmeyen kıyafetinin böyle olduğu hatta doktora komplo kurulduğu gibi paylaşımlar dolanıyor. Yine sosyal medyada ki diğerinden daha sahici, doktorun Mavi Marmara saldırısı sonrası İsrail askerlerini muayene ettiği ve bunu hasta hakları üzerinden normalleştirdiği yorumları geziyor. Aranın köpürtücüleri de her zamanki gibi boş durmuyor. Ama şu bir gerçek ki millet buraları geçeli çok oldu. Geçim sıkıntısı bir çok insanın ana gündemi. Dahası düzeleceğine dair umutta kalmadı. “Beka sorunu” bir süre götürdü gündemi/seçmeni ama artık somut göstergeler gerekmiş olmalı ki, sığınak projeleri gündeme getiriliyor. Bunun insana neler düşündüreceği malum. Kaygı, korku, güvensizlik...vb. İnsan doğası gereği güven duygusunun hakim olduğu bir ortamda yaşamak ister. Zira güvenli bir yaşam insanın özgürlüğünün de ön koşuludur.
İslam beş emniyetle bunu vaat eder, sağlanması gerektiğini söyler.
Din Emniyeti
Can Emniyeti
Akıl Emniyeti
Nesil Emniyeti
Mal Emniyeti Bunlardan herhangi birisi veya birkaçı ortadan kalktığında, insan için kısıtlılık başlamış olur ve kaygı, korku ve güvensizlik hakim olur. Peki bu kadar hayati meselelerin şakası/kurgusu olur mu ya da bunlar üzerinden politika yapılır mı derseniz, evet yapılır/yapılıyor derim. Hatta Machiavelli bunun yönetme kolaylığı için bir zorunluluk olduğunu söyler ki “Prens/Hükümdar” asırlardır yöneticilerin başucu kitabıdır. Kitabın temel yaklaşımı; Yönetmenin ahlaki bir kaygısının olamayacağı hatta olmaması gerektiğidir. Bu yüzden de ahlaksız yönetimin adıdır Machiavellizm. Batıda yönetim ve yönetme tartışmalarında Machiavelli önemli köşe taşlarından birisidir. İslam Medeniyetinde ise aynı tartışmada köşe taşı Farabi’nin El-Medînetü'l-Fâzılasıdır. (Türkçe: İdeal Devlet ya da Fazilet Şehri) Tartışmalar bunun üzerinden, ahlaklı yönetim ve ahlaklı toplum inşasına dair olmuştur. Velhasıl, bir muayene Komedyası üzerinden taraf olma/seçme seviyesizliği başlı başına bir sorundur ve sorunun ana kaynağı seviyesizliktir. Ahlak ise bu Komedyada aranacak en son şeydir!














