
Bizim Sol Cumhuriyet Tarihi bizim tek tarihimiz mi? Yoksa ben zihinsel bir kopukluk içinde miyim? Bu ülkede 1910’daOsmanlı Sosyalist Fırkası kurulmuş ve 3 yıl siyaset yapmış. Jön Türklerin muhalefete karşı uyguladığı zorlayıcı tedbirler sonrası muhalefeti desteklemişler. 1911'de uluslararası işçi hareketi ile irtibat sağlamak amacıyla Paris’te bir örgüt bilekurmuşlar. 1913 yılında Jön Türkler’in gerçekleştirdiği darbe sonrası baskılar yüzünden kapatılmış. İstanbul Rum Sosyalist MerkeziSosyal Demokrat Hıncak FırkasıErmeni Devrimci Federasyonu da o yıllarda kurulmuş sol örgütlenmeler. Sonra Türkiye Komünist Fırkası 1920 yılında bizzat Mustafa Kemal Atatürk tarafından kurulmuş. Bu fırka, Resmi Komünist Partisi olarak da biliniyor. Yine aynı yıl Mustafa Suphi TKP’yi kurmuş. 1919 yılında kurulan Türkiye İşçi ve Çiftçi Sosyalist Fırkası da TKP ‘ye katılmıştır. Yani demem o ki yakın tarihin resmi tarih anlayışı ile Kurtuluş Savaşı yıllarından başlatılması, geriye doğru ise sadece Cumhuriyete giden yolun mecburi sebeplerine atıflar için gidilmesi birçok meselenin ıskalanmasına sebep olmuş. Resmi tarih anlayışına muhafazakarların ürettiği itirazlar ise bir tarih okuma perspektifi ortaya koymamış. Osmanlının son yıllarında en bilinen örgütlenmeler; GençOsmanlılar, Jön Türkler ve İttihat Terakkidir. Bir de bireysel olarak kurtuluş reçetesi arayan Said Halim Paşa, Prens Sabahattin, Yusuf Akçura, Ali Paşa, Namık Kemal... vb. gibiaydınlar var. En azından ben kendi adıma süreci bu minvalde okuyup anlamaya çalıştım. Bunları yazma sebebim dün Serbestiyet.com’da okuduğum bir haber ki haberin başlığı şöyleydi; Mete Tunçay hayatını kaybetti: Resmi tarihe meydan okudu, kaybolmuş solun tarihini yazdı. Mete hocaya rahmet diliyorum. Haberin başlığı ilk bakışta gerçek gibi duruyor ama zannımca başlık bizim mahalleden biri tarafından atılmış. Zira bir solcu için bu tarihin biliniyor olduğunu düşünüyorum. Kaybolmuş ifadesinin bende bir karşılığı olur ama bir solcu da neden olsun ki? Bütün bunlardan sonra şunu diyebilirim ki yönlendirmeler ve ön yargılar üzerinden yaptığımız okumalardan sıyrılmazsak dünden bugüne bu ülkenin düşünce arka planını anlayamayız. Bunu doğru anlayamazsak da bugünü doğru okuyamayız vesselam.Meraklısına Not: Mete Hocanın bazı kitapları İl Halk Kütüphanesinde mevcut. “Türkiye’de Sol Akımlar ise okuyucuda”J
















