
CAMİLER VE DİN GÖREVLİLERİ HAFTASI
2016 Yılı Camiler ve Din Görevliler Haftası’nın “Oku! Kendini-Kur’an’ı-Hayatı” temasıyla kutlanacağını açıklayan İl Müftüsü Bekir Gerek, “Camilere olan ilgiyi artırmak ve bağlılığı pekiştirmek, camilerin önemini daha etkin bir şekilde anlatmak, camilerin yıllık genel temizlik, onarım, bakım ve tamiratının her kesimle işbirliği yaparak gerçekleştirmek üzere Diyanet İşleri Başkanlığının organizesinde 1986 yılından bu yana 1-7 Ekim tarihleri arası “Camiler ve Din Görevlileri Haftası” olarak kutlanmaktadır. Her yıl bir konu tespit edilerek gündeme taşınmakta ve çeşitli etkinliklerle anlatılmaya çalışılmaktadır.Bilindiği üzere İslam dininde mabetlere, mescit ve cami denmektedir. Mescit Allah’a secde edilen yer demektir. Cami ise kelime olarak toplayan, birleştiren, bir araya getiren anlamlarına gelmektedir.Bir mabet olarak cami; genç ihtiyar, amir memur, zengin fakir demeden bütün Mü’minlerin omuz omuza bir araya geldikleri, yan yana saf durdukları, gönül gönüle kaynaştıkları, acı ve sevinçleri paylaştıkları, Cenab-ı Allah’ın manevi huzurunda dua ve ibadetlerini, samimi yakarışlarını birleştirerek eda ettikleri kutsal mekânlardır. Kutsiyetini Kur’an-ı Kerimden ve Kâbe’den alırlar.Yüce Rabbimiz mealen şöyle buyurmuştur.“Şüphesiz âlemlere bereket ve hidayet kaynağı olarak insanlar için kurulan ilk beyt ( Mabet) Mekke’deki Kâbe’dir. (Ali İmran Suresi Ayet; 96)”
ALLAH’IN EVİ KABUL EDİLMİŞTİR
Gerek, “Bundan dolayı mescitlerin ve camilerin İslam’da önemli bir yeri vardır. Kutsallığından dolayı Allah’ın evi kabul edilmiştir.Camiler, Allah’ın rahmetinin yeryüzüne ulaşmasına vesile olan mübarek mekânlardır. Yeryüzünde Allah’a en sevimli yerlerdir. Cennet bahçeleridir. Nitekim kutsi bir hadiste Cenab-ı Allah “Mescitleri, camileri, inşa, tamir, tanzim ve tenvir edenleri, benim rızam için bir birlerini sevenleri ve seher vaktinde istiğfar edenleri görünce onlara azap etmekten vaz geçerim” buyurmaktadır.Camiler Müslüman beldelerin mührüdür. Cennet vatanımızın manevi tapularıdır. Birlik ve beraberliğimizin ilham kaynağıdır. Vatan sevgisinin, şehitlik ve gazilik duygusunun beslendiği, çalışma azminin işlendiği, anne ve babaya hürmetin, güzel ahlakın öğretildiği, irfan yuvalarıdır. Camiler, mihrabıyla mabet, kürsüsü ile mektep, minberi ile devlettir. Camiler tarihimizin, kültürümüzün, medeniyetimizin hatıralarının saklı bulunduğu, düşmanla savaşan ordumuz için duaların yapıldığı, asker ocağına vatan evlatlarının uğurlandığı, Allah, Vatan, Millet ve Bayrak sevgisinin gönüllere nakşedildiği halk mektepleridir. Camiler ve minarelerde okunan salalar, ezanlar bağımsızlığımızın en güzel ilham kaynağıdır. Bunun en güzel canlı örneği 15 Temmuz gecesi görülmüştür. Nitekim istiklal marşı şairimiz Mehmet Akif ERSOY bunu ne güzel dile getiriyor. Ruhumun senden, ilahi, şudur ancak emeli: Değmesin mabedimin göğsüne namahrem eli. Bu ezanlar-ki şahadetleri dinin temeli, Ebedi yurdumun üstünde benim inlemeli.” Diye konuştu
2016 Yılı Camiler ve Din Görevliler Haftası’nın “Oku! Kendini-Kur’an’ı-Hayatı” temasıyla kutlanacağını açıklayan İl Müftüsü Bekir Gerek, “Camilere olan ilgiyi artırmak ve bağlılığı pekiştirmek, camilerin önemini daha etkin bir şekilde anlatmak, camilerin yıllık genel temizlik, onarım, bakım ve tamiratının her kesimle işbirliği yaparak gerçekleştirmek üzere Diyanet İşleri Başkanlığının organizesinde 1986 yılından bu yana 1-7 Ekim tarihleri arası “Camiler ve Din Görevlileri Haftası” olarak kutlanmaktadır. Her yıl bir konu tespit edilerek gündeme taşınmakta ve çeşitli etkinliklerle anlatılmaya çalışılmaktadır.Bilindiği üzere İslam dininde mabetlere, mescit ve cami denmektedir. Mescit Allah’a secde edilen yer demektir. Cami ise kelime olarak toplayan, birleştiren, bir araya getiren anlamlarına gelmektedir.Bir mabet olarak cami; genç ihtiyar, amir memur, zengin fakir demeden bütün Mü’minlerin omuz omuza bir araya geldikleri, yan yana saf durdukları, gönül gönüle kaynaştıkları, acı ve sevinçleri paylaştıkları, Cenab-ı Allah’ın manevi huzurunda dua ve ibadetlerini, samimi yakarışlarını birleştirerek eda ettikleri kutsal mekânlardır. Kutsiyetini Kur’an-ı Kerimden ve Kâbe’den alırlar.Yüce Rabbimiz mealen şöyle buyurmuştur.“Şüphesiz âlemlere bereket ve hidayet kaynağı olarak insanlar için kurulan ilk beyt ( Mabet) Mekke’deki Kâbe’dir. (Ali İmran Suresi Ayet; 96)”
ALLAH’IN EVİ KABUL EDİLMİŞTİR
Gerek, “Bundan dolayı mescitlerin ve camilerin İslam’da önemli bir yeri vardır. Kutsallığından dolayı Allah’ın evi kabul edilmiştir.Camiler, Allah’ın rahmetinin yeryüzüne ulaşmasına vesile olan mübarek mekânlardır. Yeryüzünde Allah’a en sevimli yerlerdir. Cennet bahçeleridir. Nitekim kutsi bir hadiste Cenab-ı Allah “Mescitleri, camileri, inşa, tamir, tanzim ve tenvir edenleri, benim rızam için bir birlerini sevenleri ve seher vaktinde istiğfar edenleri görünce onlara azap etmekten vaz geçerim” buyurmaktadır.Camiler Müslüman beldelerin mührüdür. Cennet vatanımızın manevi tapularıdır. Birlik ve beraberliğimizin ilham kaynağıdır. Vatan sevgisinin, şehitlik ve gazilik duygusunun beslendiği, çalışma azminin işlendiği, anne ve babaya hürmetin, güzel ahlakın öğretildiği, irfan yuvalarıdır. Camiler, mihrabıyla mabet, kürsüsü ile mektep, minberi ile devlettir. Camiler tarihimizin, kültürümüzün, medeniyetimizin hatıralarının saklı bulunduğu, düşmanla savaşan ordumuz için duaların yapıldığı, asker ocağına vatan evlatlarının uğurlandığı, Allah, Vatan, Millet ve Bayrak sevgisinin gönüllere nakşedildiği halk mektepleridir. Camiler ve minarelerde okunan salalar, ezanlar bağımsızlığımızın en güzel ilham kaynağıdır. Bunun en güzel canlı örneği 15 Temmuz gecesi görülmüştür. Nitekim istiklal marşı şairimiz Mehmet Akif ERSOY bunu ne güzel dile getiriyor. Ruhumun senden, ilahi, şudur ancak emeli: Değmesin mabedimin göğsüne namahrem eli. Bu ezanlar-ki şahadetleri dinin temeli, Ebedi yurdumun üstünde benim inlemeli.” Diye konuştu












