Reklam

CAN ve SAYGILI'NIN BİLEK GÜREŞİ

CAN ve SAYGILI'NIN BİLEK GÜREŞİ
26 Kasım 2020 - 13:40 - Güncelleme: 26 Kasım 2020 - 13:48

İnsanın derdi memleket olmalı, memleketinin insanı olmalı.

Kırıkkale’de hem ekonomik sıkıntılardan hem de salgından üst düzeyde etkilenen bir şehir. Bunu hem yaşadığımız çevreden hem de bize ziyarete gelen insanlardan biliyoruz.

Herkesin hali perişan.

Esnafı, işçisi, çiftçisi, emeklisi, ev kadını, memuru, çalışanı çalışmayanı herkes perişan

Kırıkkaleli’yi dinleyecek ne siyasetçisi var ne de eşrafı. Bunca insan bir arada ama birilerine seslerini duyuramıyor.

Kendi insanının sesini duyması gerekenler başka yarışların içinde.

Kırıkkale Milletvekili Ramazan CAN ile Belediye Başkanı Mehmet SAYGILI bir bilek güreşine kalkışmış, senin adamın mı benim adamım mı il başkanı olacak derdinde.

Yatırım getiremeyen, istihdam oluşturamayan, yabancı il müdürleri birer birer atanırken sesi çıkmayan, hükmü geçmeyen, hergün patlayan su boruları caddeleri sele döndürürken birilerinin adamı il başkanı olsa nolur olmasa nolur?

Şehrin sorunları ortada duruyor.

Kimse gidip bir sivil toplum kuruluşunun kapısını çalıp arkadaş dertleriniz ne diye sormuyor.

Kimse gidip esnaflara neler yapabiliriz, bu işyeri niye kapandı diye kapısını çalmıyor.

Yanlarında ki birkaç mutlu azınlıkla hareket edip herkesi de onlar gibi sanıyor.

Yanınızdakilerin tuzu kuru diye tüm Kırıkkale’nin tuzu kuru mu sanıyorsunuz?

Kenar mahalleleri bırakın şehrin merkezinde bir cadde de yanınıza kimseyi almadan ziyaret yapabiliyor musunuz?

Bir esnafın çayını en son ne zaman içitiniz?

Siz bilek güreşi yaparken, Kırıkkale nelerini kaybediyor farkında mısınız? Kırıkkale’den de Kırıkkaleli’den de habersizsiniz. Vekil CAN ile SAYGILI genel merkezlerine isimler veriyorlar. Verdikleri isimler kendilerine yakın, istediklerini yapacak kimseler.

Mehmet DEMİR, partinin ilk seçiminde il başkanı idi. Sonrasında üçüncü sıraya kondu üç sıfır yaptı. Sebebi neydi? İnsanlarla ilgileniyordu, konuşuyordu, görüşüyordu. Kırıkkale’ de yaşıyordu. Kırıkkaleli’yi dinliyordu. 

Yılların gazetecisi, tecrübesi birikimi Ümit Nuri KOCABALLI, bir muhalif olarak, “Ben Mehmet Demir’in il başkanı olmasını istemem üç sıfır yapar” diye yazdı. Sizi hiç kimse muhalif olmasına rağmen böyle gündemine aldı mı?

 Yahşihan’da başarılı bir biçimde Belediye başkanlığı yapmış, Kırıkkale insanını tanıyan bilen içinde yaşayan ve aralarında bulunan Ahmet SUNGUR, esnafları geziyor, insanları dinliyor.

Yıllarca Belediye Başkan Yardımcılığı yapmış hemen hemen herkesimle teması bulunan Harun ULUSOY, hala cadde de sokakta insanlarla beraber. Oturuyor, geziyor, konuşuyor, dinliyor.

Bu üç isim niye gündeminizde yok.

Siz halka yakın olan, onları dinleyen, onların derdine çare üretebilecek kimseleri değil de, size hizmet edecek kişiler mi genel merkeze taşımaya çalışıyorsunuz.

Kırıkkale’yi ve Kırıkkaleli’yi seven, bilen, tanıyan, onları kulak kabartan birini il başkanı yapamadığınız takdirde, son seçimde alınan oyları da mumla arasınız.

Burada şunu da belirtmek gerekir. Kırıkkale insanı siyasetçiden umudunu tümüyle kesmiş durumda. Vekilden başkandan umudunu kesen insanlar, umut olarak Valiye bakıyorlar. Onun icraatlarının bu kadar takdir ve takip edilmesinin nedeni insanlarla paylaşabiliyor olmasıdır.

Seçilmişlerin umut olmadığı Kırıkkale’de, halk umudunu valiye bağladı.

CAN ve SAYGILI, bilek güreşini sürdüre dursun,  halkın gündeminde il başkanı kim olacak diye bir şey yok.

Halkın gündeminde ben bu sıkıntıyı nasıl atlatırım, ekonomik olarak nasıl düze çıkarım derdi var.

Bilin istedim.

Bu haber 12373 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum