
Camiler Müslüman beldenin mührü, vatanın manevi tapularıdır
Camiler ve Din Görevlileri Haftası nedeniyle yazılı bir açıklama yaparak din görevlilerinin yaşadığı zorluklardan bahseden Diyanet-Sen Kırıkkale İl Başkanı Ünal Uzun, Camiler; genç yaşlı, zengin, fakir, amir, memur demeden bütün Mü’minler’in omuz omuza safa durdukları, acı ve sevinçleri paylaştıkları, Allah’ın huzurunda dua ve ibadetlerini yaptıkları kutsal mekanlardır. Camiler Müslüman beldenin mührü, vatanın manevi tapularıdır. Kutsiyetini Kur’an ve Kabe’den aldığını bilen Müslümanlar; Peygamberimiz, liderimiz olan Hz Muhammed Mustafa “sav”i örnek alarak bulundukları her yere imkanları ölçüsünde bir mescid, bir cami yapmışlardır. İçinde yapılan ibadetler, okunan hutbeler, yapılan vaaz ve sohbetlerle toplum ve fert hayatında olumlu ve pozitif katkıları ile aynı zamanda bir eğitim mekanı olma fonksiyonunu icra etmektedir. Camilerde Mü’minlere Kur’an-ı Kerim ve Hadisler ışığında her türlü güzellikler sergilenirken, kötülüklerden uzaklaştırma çabaları gösterilmeye çalışılır. Bu eserler, tarih sürecinde; ibadetin haricinde bazen okul, bazen kışla, bazen misafirhane gibi amaçlarda kullanılmıştır.”
WC yıkayan devlet memuru göremezsiniz
Din görevlilerinin hiçbir sorununun ele alınmadığını ifade eden Uzun, “Peygamberimizin varisi olan Din Görevlileri; Gece-gündüz, soğuk-sıcak demeden günün 24 saatinde büyük bir özveri ile bu görevi ifa etmeye çalışmaktadır. Din görevlisini camiden ayrı düşünmek yanlış olur. Hafta münasebetiyle camilerin bakım ve onarımına verilen ihtimam ne yazık ki bu hizmetin asli unsuru olan din görevlilerimize verilip hiçbir sorunu ele alınmamaktadır. Dinde ve toplumda saygın bir yere sahip olan din görevlilerin daha etkin hizmet sunmaları, sorunların en aza indirilmesine, çalışma koşullarının iyileştirilmesine bağlıdır. Kamu görevlileri arasında imam ve müezzinlerin dışında çalıştığı yerin odasını, masasını, bahçesini hatta WC’sini temizleyen başka bir devlet memuruna rastlayamazsınız. Bu vesileyle toplumun önderi olan Din Görevlileri para toplama memuru veya Cenaze Yıkama Memuru olarak görülmemelidir. Din görevlileri haftası denetim ve ceza haftası olmaktan kurtarılmalıdır. Ülkemizin en ücra köşesinde bütün zorluklara rağmen fedakârca görevini icra eden görevlilerin kaynaştığı ve motive olduğu bir hafta haline dönüştürülmelidir.” dedi.
Camiler ve Din Görevlileri Haftası nedeniyle yazılı bir açıklama yaparak din görevlilerinin yaşadığı zorluklardan bahseden Diyanet-Sen Kırıkkale İl Başkanı Ünal Uzun, Camiler; genç yaşlı, zengin, fakir, amir, memur demeden bütün Mü’minler’in omuz omuza safa durdukları, acı ve sevinçleri paylaştıkları, Allah’ın huzurunda dua ve ibadetlerini yaptıkları kutsal mekanlardır. Camiler Müslüman beldenin mührü, vatanın manevi tapularıdır. Kutsiyetini Kur’an ve Kabe’den aldığını bilen Müslümanlar; Peygamberimiz, liderimiz olan Hz Muhammed Mustafa “sav”i örnek alarak bulundukları her yere imkanları ölçüsünde bir mescid, bir cami yapmışlardır. İçinde yapılan ibadetler, okunan hutbeler, yapılan vaaz ve sohbetlerle toplum ve fert hayatında olumlu ve pozitif katkıları ile aynı zamanda bir eğitim mekanı olma fonksiyonunu icra etmektedir. Camilerde Mü’minlere Kur’an-ı Kerim ve Hadisler ışığında her türlü güzellikler sergilenirken, kötülüklerden uzaklaştırma çabaları gösterilmeye çalışılır. Bu eserler, tarih sürecinde; ibadetin haricinde bazen okul, bazen kışla, bazen misafirhane gibi amaçlarda kullanılmıştır.”
WC yıkayan devlet memuru göremezsiniz
Din görevlilerinin hiçbir sorununun ele alınmadığını ifade eden Uzun, “Peygamberimizin varisi olan Din Görevlileri; Gece-gündüz, soğuk-sıcak demeden günün 24 saatinde büyük bir özveri ile bu görevi ifa etmeye çalışmaktadır. Din görevlisini camiden ayrı düşünmek yanlış olur. Hafta münasebetiyle camilerin bakım ve onarımına verilen ihtimam ne yazık ki bu hizmetin asli unsuru olan din görevlilerimize verilip hiçbir sorunu ele alınmamaktadır. Dinde ve toplumda saygın bir yere sahip olan din görevlilerin daha etkin hizmet sunmaları, sorunların en aza indirilmesine, çalışma koşullarının iyileştirilmesine bağlıdır. Kamu görevlileri arasında imam ve müezzinlerin dışında çalıştığı yerin odasını, masasını, bahçesini hatta WC’sini temizleyen başka bir devlet memuruna rastlayamazsınız. Bu vesileyle toplumun önderi olan Din Görevlileri para toplama memuru veya Cenaze Yıkama Memuru olarak görülmemelidir. Din görevlileri haftası denetim ve ceza haftası olmaktan kurtarılmalıdır. Ülkemizin en ücra köşesinde bütün zorluklara rağmen fedakârca görevini icra eden görevlilerin kaynaştığı ve motive olduğu bir hafta haline dönüştürülmelidir.” dedi.
Tahmini okuma suresi: 2 dakika.












