
EMEK SÖMÜRÜSÜNE KARŞI DURMUŞLARDIR
Yalçın, açıklamasında şu ifadelere yer verdi; “Kadınlarımız, anne, eş, kardeş sorumluluğuyla ailenin ve toplumun, sonra ağır çalışma koşullarının yükünü omuzlamakta, şimdi de sosyal çözülmeyle hızlanan ahlaki çöküşle devam eden, tacizin, şiddetin, terör ve savaşın ağır yükü altında bedel ödemektedir. 8 Mart Birleşmiş Milletlerin kabul ettiği bir kararla kadınlara yönelik ayrımcılığa dur demek, emek sömürüsüne karşı duranlara mevzi belirlemek, sorunları dillendirmek çözümlere hep birlikte akıl erdirmek ve uygulamak için ‘Dünya Kadınlar Günü’ olarak belirlenmiştir.”
YAN YANA OMUZ OMUZA MÜCADELE
“Onlar bütün bir topluma dayanak, korunak, sığınak olmuşlardır. Öncüdürler, örnektirler. Kucaklarında sadece çocuklarını değil, onlarla birlikte aklı, anlayışı, şefkati, fedakârlığı büyütmüşlerdir. İlmi, estetiği, duyguyu, şefkati, cesareti, güveni büyütüp beslemişlerdir. Yeri gelmiş Fatma Bacı’nın önderliğinde Anadolu Bacıları olarak iş dünyasında ve sosyal hayatta örgütlemiş, yeri geldiğinde de Nene Hatun olup, Şerife Bacı olup onur ve özgürlük mücadelesinde erkekleriyle, evlatlarıyla yan yana omuz omuza en ölümcül direnişin kahramanı olmuşlardır. “Beşiği sallayan dünyaya hükmeder” anlayışıyla hareket eden Aziz Haydar Hanım eğitimci kadın hareketine önderlik etmiştir.”
TANKLARIN ÜZERİNE SÜRDÜ
“En son, 15 Temmuz’da kanlı bir darbeyle başlayan ülkemizin işgal girişimine karşı Safiye Bayat, o zamanki ismiyle Boğaz köprüsü üzerinde hainlerin açtığı ateşin üzerine üzerine giderek, darbecileri engellemeye çalıştı, yaralandı. Şerife Boz, gün direniş günü diyerek kamyonunu tankların üzerine sürdü. Jale Usta, ‘Bugün ölmezsek ne zaman öleceğiz?’ diyerek direnişe katıldı. Nebahat Topaloğlu, Huriye Yiğit, Derya Ovacıklı ve bunlar gibi on binlerce kadınımız onur, iman, özgürlük için bir an bile tereddüt etmeden kendilerini tankların, namluların karşısına attılar. Ayşenur Tolun, Adviye Gül İsmailoğlu daha çocuk denecek yaşta kızlarımızdı. Ama kalpleri imanlı kalpleri ülkemiz kadar geniş, özgürlük kadar sınırsızdı.”
ANADOLU! GERÇEKTEN ANA DOLU
‘Bugün evde oturma günü değil’ diyen Ayşe Aykaç,‘Kardeşlerim sokaklarda kurşunlanırken ben burada duramam’ diyen Kübra Doğanay, ‘Biz bugün ölmezsek yarın çocuklarımız yaşayamaz’ diyen Yıldız Gürsoy ve onlar gibi daha niceleri hain, işbirlikçi kurşunların hedefi olarak şehit düştüler. Mekânları cennet olsun. Her biri medeniyetimizin gök kubbesinde parıltılı yıldızlar gibi duran, nesillere yol gösteren, geleceğe yön veren yüzlerce kadın değerimiz var. Anadolu! Gerçekten ana dolu!”
Yalçın, açıklamasında şu ifadelere yer verdi; “Kadınlarımız, anne, eş, kardeş sorumluluğuyla ailenin ve toplumun, sonra ağır çalışma koşullarının yükünü omuzlamakta, şimdi de sosyal çözülmeyle hızlanan ahlaki çöküşle devam eden, tacizin, şiddetin, terör ve savaşın ağır yükü altında bedel ödemektedir. 8 Mart Birleşmiş Milletlerin kabul ettiği bir kararla kadınlara yönelik ayrımcılığa dur demek, emek sömürüsüne karşı duranlara mevzi belirlemek, sorunları dillendirmek çözümlere hep birlikte akıl erdirmek ve uygulamak için ‘Dünya Kadınlar Günü’ olarak belirlenmiştir.”
YAN YANA OMUZ OMUZA MÜCADELE
“Onlar bütün bir topluma dayanak, korunak, sığınak olmuşlardır. Öncüdürler, örnektirler. Kucaklarında sadece çocuklarını değil, onlarla birlikte aklı, anlayışı, şefkati, fedakârlığı büyütmüşlerdir. İlmi, estetiği, duyguyu, şefkati, cesareti, güveni büyütüp beslemişlerdir. Yeri gelmiş Fatma Bacı’nın önderliğinde Anadolu Bacıları olarak iş dünyasında ve sosyal hayatta örgütlemiş, yeri geldiğinde de Nene Hatun olup, Şerife Bacı olup onur ve özgürlük mücadelesinde erkekleriyle, evlatlarıyla yan yana omuz omuza en ölümcül direnişin kahramanı olmuşlardır. “Beşiği sallayan dünyaya hükmeder” anlayışıyla hareket eden Aziz Haydar Hanım eğitimci kadın hareketine önderlik etmiştir.”
TANKLARIN ÜZERİNE SÜRDÜ
“En son, 15 Temmuz’da kanlı bir darbeyle başlayan ülkemizin işgal girişimine karşı Safiye Bayat, o zamanki ismiyle Boğaz köprüsü üzerinde hainlerin açtığı ateşin üzerine üzerine giderek, darbecileri engellemeye çalıştı, yaralandı. Şerife Boz, gün direniş günü diyerek kamyonunu tankların üzerine sürdü. Jale Usta, ‘Bugün ölmezsek ne zaman öleceğiz?’ diyerek direnişe katıldı. Nebahat Topaloğlu, Huriye Yiğit, Derya Ovacıklı ve bunlar gibi on binlerce kadınımız onur, iman, özgürlük için bir an bile tereddüt etmeden kendilerini tankların, namluların karşısına attılar. Ayşenur Tolun, Adviye Gül İsmailoğlu daha çocuk denecek yaşta kızlarımızdı. Ama kalpleri imanlı kalpleri ülkemiz kadar geniş, özgürlük kadar sınırsızdı.”
ANADOLU! GERÇEKTEN ANA DOLU
‘Bugün evde oturma günü değil’ diyen Ayşe Aykaç,‘Kardeşlerim sokaklarda kurşunlanırken ben burada duramam’ diyen Kübra Doğanay, ‘Biz bugün ölmezsek yarın çocuklarımız yaşayamaz’ diyen Yıldız Gürsoy ve onlar gibi daha niceleri hain, işbirlikçi kurşunların hedefi olarak şehit düştüler. Mekânları cennet olsun. Her biri medeniyetimizin gök kubbesinde parıltılı yıldızlar gibi duran, nesillere yol gösteren, geleceğe yön veren yüzlerce kadın değerimiz var. Anadolu! Gerçekten ana dolu!”












