
6 Haziran 2023 tarihli yayınımızda “Binanın Temeli 2006 Model, 7. Kattan sonra 2023 Model” başlığıyla bir haber yayınlamış ve Kırıkkale’de atıl durumda olan eski bir inşaatta çalışmaların yeniden başlamasını gündeme getirmiştik. Haber metninde bina temelinin 2006 tarihli olduğunu ifade etsek de Şirket Avukatının medya organımıza gönderdiği yazıda ruhsat tarihinin 2011, fiili inşaat başlama tarihinin de 2012 olduğu belirtildi. Eski Mimarlar ve Mühendisler Odası Başkanı, DEVA Partisi Kırıkkale İl Başkanı İsmail Oğuz Karakuş’un gündeme getirdiği konu üzerine “Binanın Temeli 2006 Model, 7. Kattan sonra 2023 Model” başlığıyla bir haber yayınlama gereksinimi duyduk. 6 Şubat’ta meydana gelen depremler nedeniyle hassasiyetimizin tavan yaptığı ve “Deprem değil Bina öldürür” sözünden yola çıkarak, gazetecilik refleksiyle hareket ettik. Deva Partisi Kırıkkale İl Başkanı İsmail Oğuz Karakuş’un basın bildirisinde, İnşaatın 20 yıllık olduğu ve 2010 yılında yarım bırakıldığı ifade edilmişti. Kaynak olarak bu bilgileri alarak yaptığımız haberde Bina Temelinin 2006 yılı olduğuna dair bilgiler paylaştık. Ancak İnşaata devam eden Tuşa İnşaatın Avukatı Mehmet Dağ, gazetemize bir mail göndererek bilgilerin hatalı olduğunu bildirdi. Dağ, düzeltme istediği mailinde binanın temelinin 2006 yılında atılmadığını, 2011 yılında inşaat ruhsatı alındığını, 2012 yılında ise fiilen inşaatın başladığını bildirdi. Haberin ruhunu sonuna dek savunmakla birlikte Avukat Mehmet Dağ’ın verdiği tarih bilgilerini doğru kabul ederek, sizlerle paylaşıyoruz. 2010 yılı uydu görüntülerinde inşaatın temel kazısı yapıldığı alenen görülse de resmi yazıları kabul etmek durumunda olduğumuzu bildiririz. Ayrıca haberimizin konusu ve amacı; inşaatın yarım kalması, inşaatın devam etmediği süreçte Deva Partisinin de dile getirdiği gibi Korozyon oluşup oluşmadığının sorgulanması, ayrıca binanın temel atma tarihindeki inşaat yönetmelikleriyle bugün ki yönetmeliklerin uyumlu olup olmadıklarını sorgulamaktı. Bina temelini Avukat Mehmet Dağ’ın ifade ettiği üzere 2012 yılı kabul ettiğimiz takdirde de inşaatın temel tarihiyle bugün ki tarih arasında 12 yıllık bir süreç olduğunu ve bu 12 yıllık süreçte yukarıda izah ettiğimiz durumların söz konusu olup olmadığını sorgulamak biz gazetecilerin asli görevidir. Deprem Ülkesi olan Türkiye’de henüz yakın bir tarihte on binlerce canımızı kaybetmiş olmamız asla unutulmamalıdır. Uzmanların ifadeleriyle Depremin değil binanın öldürdüğü gerçekliği asla unutulmamalıdır. Bu nedenle İnşaatın tüm aşamalarının titizlikle kontrol edilmesini, çalışmaların bilime uygun şekilde devam ettirilmesi gerektiğini savunmaktayız. Haberimizin ruhundan uzak olarak, tarafın rakamsal olarak itirazını Objektif Gazetecilik Ahlakı ile olduğu gibi paylaşıyoruz. Yorumu kamuoyunun takdirine sunuyoruz; “Sayın yetkili, Aşağıda linki verilen internet gazetesi haberinde şirketimiz hakkında aslı olmayan mesnetsiz iddialarda bulunduğunuzu üzülerek görüyoruz. Şirketimiz yerel yayın organınızın da faaliyette bulunduğu ülkemizin güzide şehri Kırıkkale ilimize 300 konutluk bir çok projeyle hizmet etmeye çalışan bir kuruluştur. Şirketimiz kar amacını bir yana koyarak Kırıkkale ili ve Kırıkkale ilinde yaşayan vatandaşlara yakışan projeler üretmeye çalışan şirket yönetimimiz ve yüzlerce emekçiden oluşmaktadır. Mesnetsiz haberiniz hem çalışma arkadaşlarımızı manevi olarak yıpratmış hem de şirketimizin ticari itibarını zedelemiştir. İlgili haber inşaatın 2006 yılında başladığını iddia etmektedir. Oysa ki inşaat ruhsatı 2011 yılında alınmış inşaata ise fiilen 2012 yılında başlanmıştır. İlgili haberde inşaatın kolonlarının paslı ve deprem yönetmeliğine uygun olmadığı iddia edilmekteyse de inşatın yapımına Yapı denetim şirketi ve Kırıkkale Belediyesinin ilgili birimlerinin kontrolünde devam edilmektedir. İnşaat ile ilgili hem mahkeme tarafından tayin edilmiş bilirkişi heyetinin düzenlediği sağlamlık tespiti hem de bağımsız kuruluşlar tarafından düzenlenen sağlamlık tespitini içerir bilirkişi raporları bulunmaktadır. Bu minvalde 5187 sayılı Basın kanununun ilgili maddelerince tarafınızca 3 gün içerisinde tekzip metni yayınlanması gerekliliğini tarafınıza hatırlatıyoruz. Tekzip metninin 5187 sayılı Basın Kanununun ilgili maddelerine uygun bir şekilde yayınlanmaması halinde her türlü yasal hakkımızı kullanacağımızı ihtar ediyoruz.”
Tahmini okuma suresi: 4 dakika.







