İLK MERHABAMIZ

İLK MERHABAMIZ
19 Kasım 2020 - 13:06

Her gün gözümüzü açtığımız yeni bir hayattır.

Her gün belki bir ömür, belki de bir ömrün parçasıdır. Günü tamamlamadan nereden bilebiliriz ki. Bilmediğimiz gibi, değerinin de farkında değiliz. Hayatımızın belli dönemlerini birileriyle geçiriyoruz işte…

Kiminin bütün hayatımız boyunca etkisi ve varlığı sürüyor, kiminin ise hatırlayamayacağımız kadar etkisizliğini yaşayarak öğreniyoruz.

Aile, bunlar arasında hiç etkisini kaybetmeyen tek etken. Orda dünyaya gözlerimizi açıyoruz, orda büyüyor, bir çok şeyi orda öğreniyoruz.

Sonra sokak başlıyor, sonra okul, sonra çevre…

Başlıyor da bir türlü bitmiyor bu yenilenmeler…

Bazılarının karşımıza çıkmış olmasından dolayı pişmanlıklar duyuyoruz, bazılarının karşımıza çıkmış olmasına şükrediyoruz… Her birine ayrı ayrı isimler veriyoruz… Kimi sevgili oluyor, kimi dost, kimi de arkadaş… İlla kimileri de hiçbir anlam ifade etmeden yaşanıyor gidiyor…

Bu yüzden;

Her gün yeni bir öğretmen, yeni bir hatırlatma, yeni bir hayat oluyor.

 

&&&

 

Yazmak, hayatı yenilemenin, yaşadıklarımızı gözlemlemenin ve gözetmenin, insanları gerçekten dinlemenin ve bunların arasından süzerek, kendinle ve insanla yeniden bir örgü oluşturmaktan başka bir şey değil.

İnsan yazmaya başlayınca, ne yazmaktan vazgeçebiliyor ne de onları paylaşmaktan, aktarmaktan.

Yeter ki bir şekilde bulaşmış olsun… Eliniz kalem tutsun, kitap sayfalarının kokusu sinsin gözlerinize,  insanların yüzlerine bakarak dinlemiş olun, büyük- küçük nedir bilin, her satırın bir birikim olduğunu fark edin bakalım yazmaktan vazgeçebilecek misiniz?

Yazmak ile yaşamın çok sıkı fıkı bir ilişkisi vardır aslında; hayatı yaşarken yazabiliyorsanız, sadece kendi hayatınızı değil, başka hayatlarında dildarı olursunuz. O an anlarsınız ki, bir gökkuşağı gibi farklı renkleri bir birine ulayıp akıl ve düşünce kabında çok güzel bir lezzet elde etmişsiniz.

Bu lezzeti yaşamanın da, yaşatmanın da hazzı hiç bitmez.

 

&&&

 

Gazeteciyseniz; bakarsınız, görürsünüz, yorumlarsınız.

Gazeteciyseniz; empati yaparsınız, sorgularsınız.

Gazeteciyseniz; “adam bana ne” diyemezsiniz.

Gazeteciyseniz; görmezden gelemezsiniz.

Gazeteciyseniz; hayatın içinde bütün varlığınız varsınızdır, sırtınızı dönemezsiniz.

Gazeteciyseniz; ne olursa olsun gözünüze ilk, yanlış olan şeyler çarpar. Çarpmalıdır da…

Gazeteciyseniz; hayatınız da herkese dinleyecek, duyacak, dikkat kesilecek kadar yer vardır… Hayatı sadece kendiniz için yaşayamazsınız.

Gazeteciyseniz; yazdığınızdan çok okumalısınız, yazdığınızdan çok insanlara kulak kabartmalısınız.

 

&&&

 

Dedim ya;

“Her gün gözümüzü açtığımız yeni bir hayattır”

Üç yıl boyunca uhdesinde bulunduğum Ayrıntı Gazetesi’nin, bir yazarı olarak yeniden hayat buluyorum. Geçmişinde Hasan Akyıldız ve Cabir Kaya ile birlikte çok güzel ve çok çok özel haberlere imza attığımız bir gazete de yeniden satırları paylaşmak, sizlerle buluşmak onurunu yaşıyorum.

Bu yeni bir hayat.

Bu hayatın da sorumlulukları ve değerleri olduğunu bilerek yaşamak zorundayız.

Birlikteliğimiz süresince, önemli olanın sıradan insanlar olduğunun altını çizmem gerekiyor. Onların sesi, soluğu, nefesi, gerektiğinde de onların aracısı olma azmi ile bu sütunlarda buluşacağız.

Bu ilk buluşmamız…

Bu ilk selamlaşmamız…

Bu ilk merhabamız…

Bu haber 636 defa okunmuştur.