
Kırıkkale Üniversitesi’nde yine çok tartışılacak bir karara imza atıldı. Üniversitenin yıllardır “Beşir Atalay Kampüsü” olarak bilinen yerleşkesinin adı, rektör Ersan Arslan’ın bizzat senatoya sunduğu teklifle “Şehitler Kampüsü” olarak değiştirildi. Görünüşte duygusal bir sahiplenme gibi duran bu karar, aslında bilinçli bir isim silme ve algı operasyonu olarak değerlendiriliyor.Kırıkkale’nin yetiştirdiği en önemli siyasetçilerden biri olan Beşir Atalay, , Ak Parti hükümetinde bakanlık görevlerinde bulunmuş ve şehrin eğitim, sağlık ile altyapı alanlarında gelişimine ciddi katkılar sağlamıştır. Üniversitenin kampüs altyapısı ve akademik açılımlarındaki rolü tartışılmaz olan Atalay’ın isminin, bir kalem darbesiyle silinmeye çalışılması şehrin önemli kesimlerinde tepki yaratmıştır.Rektör Arslan ve Kırıkkale Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne Eleştiri
Öte yandan, rektör Ersan Arslan yönetimi döneminde Kırıkkale Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde yaşanan sorunlar da dikkat çekiyor. Fakültenin yeterli donanım ve kadro eksikliği nedeniyle bölgesel sağlık hizmetlerinde beklenen performansı gösterememesi, hem akademisyenler hem de bölge halkı tarafından eleştiriliyor. Bu eksikliklerin gölgesinde, rektörlüğün adeta “algı yönetimi” odaklı kararlar alması, yönetim anlayışına dair soru işaretlerini büyütüyor.İstiklal Marşı Krizi ve “Şehitler” İsmini Sahiplenmek: Çelişki Değil Mi?
Kampüs ismi değişikliği kararı, geçtiğimiz dönemlerde yaşanan bir skandalı yeniden gündeme taşıdı. Eğitim Fakültesi’nde mezuniyet töreni öncesi bir öğrenci, yönetimin İstiklal Marşı okutulmasını engellediği iddia edilmişti. Üniversite kamuoyunda infial yaratan bu iddialar karşısında rektörlük sessiz kalmayı tercih etmişti. İstiklal Marşı’nı okutamamak, bir kriz halini almıştı ve üniversite yönetimi bu durumla ilgili herhangi bir açıklama yapmamıştı. Edinilen bilgilere göre, Rektör Arslan’ın bu ismi değiştirme teklifini, Kahramanmaraş depremi öncesinde düşündüğü , ancak o dönemde deprem nedeniyle gündemin farklı olması nedeniyle kararın geciktiği ama Beşir Atalay isminin çıkarılmasının Rektör Arslan'ın hep aklında olduğu iddia ediliyor. Algı Yönetimiyle Gerçekler Örtülemez
Rektör Arslan’ın senatoya sunduğu bu isim değişikliği, içeriğinden çok imaj odaklı, siyasi bir hamle olarak görülüyor. Şehitlerin adı, hiçbir zaman siyasi manevraların, kişisel çalışmalarının ve geçmişi unutturma çabalarının aracı olamaz. Hele ki bu hamle, Kırıkkale’ye büyük katkı sunmuş bir ismin mirasını silme pahasına yapılıyorsa, bu samimiyetsizliğin boyutu daha da büyür.Videoyu izlemek icin tıklayın
Öte yandan, rektör Ersan Arslan yönetimi döneminde Kırıkkale Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde yaşanan sorunlar da dikkat çekiyor. Fakültenin yeterli donanım ve kadro eksikliği nedeniyle bölgesel sağlık hizmetlerinde beklenen performansı gösterememesi, hem akademisyenler hem de bölge halkı tarafından eleştiriliyor. Bu eksikliklerin gölgesinde, rektörlüğün adeta “algı yönetimi” odaklı kararlar alması, yönetim anlayışına dair soru işaretlerini büyütüyor.İstiklal Marşı Krizi ve “Şehitler” İsmini Sahiplenmek: Çelişki Değil Mi?
Kampüs ismi değişikliği kararı, geçtiğimiz dönemlerde yaşanan bir skandalı yeniden gündeme taşıdı. Eğitim Fakültesi’nde mezuniyet töreni öncesi bir öğrenci, yönetimin İstiklal Marşı okutulmasını engellediği iddia edilmişti. Üniversite kamuoyunda infial yaratan bu iddialar karşısında rektörlük sessiz kalmayı tercih etmişti. İstiklal Marşı’nı okutamamak, bir kriz halini almıştı ve üniversite yönetimi bu durumla ilgili herhangi bir açıklama yapmamıştı. Edinilen bilgilere göre, Rektör Arslan’ın bu ismi değiştirme teklifini, Kahramanmaraş depremi öncesinde düşündüğü , ancak o dönemde deprem nedeniyle gündemin farklı olması nedeniyle kararın geciktiği ama Beşir Atalay isminin çıkarılmasının Rektör Arslan'ın hep aklında olduğu iddia ediliyor. Algı Yönetimiyle Gerçekler Örtülemez
Rektör Arslan’ın senatoya sunduğu bu isim değişikliği, içeriğinden çok imaj odaklı, siyasi bir hamle olarak görülüyor. Şehitlerin adı, hiçbir zaman siyasi manevraların, kişisel çalışmalarının ve geçmişi unutturma çabalarının aracı olamaz. Hele ki bu hamle, Kırıkkale’ye büyük katkı sunmuş bir ismin mirasını silme pahasına yapılıyorsa, bu samimiyetsizliğin boyutu daha da büyür.Videoyu izlemek icin tıklayın












Beşir Atalay memleketimizin yetiştirdiği Başbakan yardımcılığı devlet planlamada uzmanlık ve ilimize açılan üniversitenin ilk rektörü ve daha pek çok devlet görevinde bulunmuş önemli bir siyaset adamı ve bürokrattır. yiğidi öldür hakkını yeme. polis okulu yeni valilik binası nur camii gibi bizim bildiğimiz eserleri ilimize kazandırmıştır. yapılanın yanlış olduğunu düşünüyorum. beşir beyin adını silsen ne olur.miiletin hafızasını silebilirmisin.kime yaranmak için yaptıysanız taraf olduğunuz kişileride kendinizle birlikte çukura çekiyorsunuz. adrese teslim akademik kadrolar dağıtmakla olmuyor. biraz daha tarafgir davransan afrikaya büyükelçide olursun belki ha gayret..bu davranışlar biz partililerde damla damla açık söyleyim sevgi bırakmıyor.sana göre hava hoş kırıkkalede bir oyun bile yoktur. ankarada oturuyorsundur.bu memlekete kim bir çivi çaksa bir tuğla koysa elini öperiz.obalı keskinli gırşeharli demeden.
İkiside bı ise yaramaz