
HANGİ ÇILGIN BANA ZİNCİR VURACAKMIŞ
Yalçın, açıklamasında şu ifadelere yer verdi; “İstiklal Marşımızın önemi, hayatımızdaki fonksiyonu bizim varlık temelimiz olmasıdır. İstiklal, bizim vazgeçemeyeceğimiz varlık şartlarımızın başında gelmektedir: “Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım/ Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım!” İstiklal Marşı, Cumhuriyet daha kurulmadan milletin irade ve bağımsızlığının kurumsal yapısı olan Meclis’te 12 Mart 1921’de, bütün mebusların katıldığı genel kurulda, görülmemiş bir ilgi ve tezahüratla kabul edilmiştir.”
TESLİM OLMAYACAK BİRLİK VE DİRENİŞ
“Çünkü bu marş, en az yüzyıldır devam eden çözülme sürecinin ardından bütün mahkûmiyet, mahrumiyet ve mağduriyetlere, bütün örselenmişliğe, ezilmişliğe, çaresizliğe, güvensizliğe tarihî bir silkinişle karşı koyup emperyalizme meydan okumanın en net, en açık ifadesidir. İstiklal Marşı, en zalim işgal ve saldırılarla Haçlı emperyalizminin darmadağın edip tarihten silmek istediği milletimizin, derlenip toparlanarak muhteşem bir direnişle zafer elde etmesinin destanıdır. Bu anlamda İstiklal Marşı, bir yeniden kıyamın, kurtuluşun, kuruluşun en geniş mutabakat metni, bir varoluş manifestosu gibidir. İmanın, inanç kardeşliğinin haksızlığa boyun eğmeyecek, teslim olmayacak birlik ve direniş yeminidir.
ÖLÜMÜNE VAR OLMA KARARLILIĞI
“Akif’in ‘Allah bir daha yazdırmasın’ dediği İstiklal Marşı, kâğıt üzerine mürekkeple değil, milletin istiklal ve istikbaliyle özdeştirdiği İslam için, bütün dünya emperyalistlerine karşı ölümüne verilmiş destansı bir mücadelenin teslim olmaz, dize getirilmez, yenilmez ruhuyla, tarihin unutulmaz sayfasına ve kanla yazılmıştır. Bu ölümüne var olma kararlılığında olan ruhtur bizi canlı ve diri tutan. İstiklal Marşı, varlığını iman, İslam ve hür yaşama idealiyle temellendirmiş bir milletin emperyalizmle savaşını, asla teslim olmayan bir ruh yüceliği ile verdiğinin ifadesidir.”
Yalçın, açıklamasında şu ifadelere yer verdi; “İstiklal Marşımızın önemi, hayatımızdaki fonksiyonu bizim varlık temelimiz olmasıdır. İstiklal, bizim vazgeçemeyeceğimiz varlık şartlarımızın başında gelmektedir: “Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım/ Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım!” İstiklal Marşı, Cumhuriyet daha kurulmadan milletin irade ve bağımsızlığının kurumsal yapısı olan Meclis’te 12 Mart 1921’de, bütün mebusların katıldığı genel kurulda, görülmemiş bir ilgi ve tezahüratla kabul edilmiştir.”
TESLİM OLMAYACAK BİRLİK VE DİRENİŞ
“Çünkü bu marş, en az yüzyıldır devam eden çözülme sürecinin ardından bütün mahkûmiyet, mahrumiyet ve mağduriyetlere, bütün örselenmişliğe, ezilmişliğe, çaresizliğe, güvensizliğe tarihî bir silkinişle karşı koyup emperyalizme meydan okumanın en net, en açık ifadesidir. İstiklal Marşı, en zalim işgal ve saldırılarla Haçlı emperyalizminin darmadağın edip tarihten silmek istediği milletimizin, derlenip toparlanarak muhteşem bir direnişle zafer elde etmesinin destanıdır. Bu anlamda İstiklal Marşı, bir yeniden kıyamın, kurtuluşun, kuruluşun en geniş mutabakat metni, bir varoluş manifestosu gibidir. İmanın, inanç kardeşliğinin haksızlığa boyun eğmeyecek, teslim olmayacak birlik ve direniş yeminidir.
ÖLÜMÜNE VAR OLMA KARARLILIĞI
“Akif’in ‘Allah bir daha yazdırmasın’ dediği İstiklal Marşı, kâğıt üzerine mürekkeple değil, milletin istiklal ve istikbaliyle özdeştirdiği İslam için, bütün dünya emperyalistlerine karşı ölümüne verilmiş destansı bir mücadelenin teslim olmaz, dize getirilmez, yenilmez ruhuyla, tarihin unutulmaz sayfasına ve kanla yazılmıştır. Bu ölümüne var olma kararlılığında olan ruhtur bizi canlı ve diri tutan. İstiklal Marşı, varlığını iman, İslam ve hür yaşama idealiyle temellendirmiş bir milletin emperyalizmle savaşını, asla teslim olmayan bir ruh yüceliği ile verdiğinin ifadesidir.”












