
Ey iman edenler! Sabır ve namaz ile Allah'tan yardım isteyin. Çünkü Allah muhakkak sabredenlerle beraberdir. Allah yolunda öldürülenlere «ölüler» demeyin. Bilakis onlar diridirler, lâkin siz anlayamazsınız. Andolsun ki sizi biraz korku ve açlık; mallardan, canlardan ve ürünlerden biraz azaltma (fakirlik) ile deneriz. (Ey Peygamber!) Sabredenleri müjdele! O sabredenler, kendilerine bir belâ geldiği zaman: Biz Allah'ın kullarıyız ve biz O'na döneceğiz, derler. İşte Rablerinden bağışlamalar ve rahmet hep onlaradır. Ve doğru yolu bulanlar da onlardır. (Bakara 153-156) Emekli bir öğretmen, o gün akşam taziye evinde bu ayetleri yüzünden ya da yüzüne okuma dediğimiz şekliyle Arapça olarak okudu. Hocam bu ayetleri okurken ben birkaç kelimenin anlamından yola çıkarak meallerini hatırlamaya çalışıyordum. O sırada yanı başımda “ölünün arkasından Kuran okunup okunmayacağı yönünde kısa bir fikir alışverişi başladı. Aynı günün gündüzünde başka bir taziye evinde içlerinde bir de imamın olduğu birkaç kişilik gurup da aynı tartışmayı “Ölülerinize Yasin okuyun” rivayetinin sahih olup olmadığına da değinerek yapmıştı. Görünüşe (hüsnü zan ile) bakılırsa samimi bir niyetle dinden olanlar ve olmayanlara yönelik, bir netleştirme arayışı gibi görünen bu durum, aslında birkaç noktayı ıskalıyordu! 1. Bu mesele, ehil birine sorulup alınan cevaba göre kolayca çözülebilecek bir konudur.2. Akşamki taziyede bunlar konuşulurken Kuran tilaveti devam ediyordu. Bu konuda ilahi bir emir var ve susup dinlemek zorunda Müslümanlar. [Kur'an okunduğu zaman onu dinleyin ve susun ki size merhamet edilsin. (A’râf 204)]3. 10-15 yıl hatta 3-5 yıl öncesine kadar taziye evinde ilk günler belki 5 dakikada bir Kuran tilavet edilirdi. Oysa şimdilerde bu süre 25-30 dakikaya kadar çıkmış durumda.4. Kuran tilaveti elbette ölüye rahmet vesilesi için okunuyor ama diyelim ki yozlaştık ve sadece bir geleneğin devamı olarak okunuyor ve biz okunmamasına karar verdik. Yerine ne koyacağız, bir şey koyamazsak boş boş mu oturacağız?5. Benim fikrim -şiddetli önerimdir- orada bulunanlara Allah’ın ayetlerini hatırlatmak maksadı ile okunmasında hiç bir mahsur olmayacağından okunmalı ve okuyan kişi tilaveti bitirdiğinde Türkçe Mealini de okumalı. Ya bilmiyorsa demeyin bilgi artık herkesin cebinde. (Cep tlf.)(Sen yine de öğüt ver. Çünkü öğüt müminlere fayda verir. Zâriyât 55 )6. Aslında mesele topyekun din (İslam) ve dindarlıkla alakalı bir tartışma ve maalesef en iyi ihtimalle tartışanlar masum bir tartışma olduğunu zannediyor. 7. Eskiden dini siyasete alet etmek/etmemek tartışması vardı ve din masum bir yerde tartışmadan uzak tutulurdu.8. Şimdi ise siyasetin dinle ilişkisi üzerinden hedefe konulan sadece Din olmaya başladı.9. Siyasette seviye düştükçe din “itibar kaybına” uğratılır hale geldi.10. Doğru ya da yanlış, bilgiye erişimin kolaylaşması derinliksiz ve yüzeysel bilgiçliği de beraberinde getirdi.Velhasıl sıkıntı büyük; Ölüye Kuran okuma meselesi genel sıkıntının küçük bir parçası. Genelde yaşanansa değer aşınmasının çok çok üstünde bir yerlere ulaşmış durumda. El birliğiyle değer yıkımı aşamasına geçtik. Nasrettin Hoca misali; Bindiğimiz dalı kesiyoruz. Bağışlanma ve rahmet vesilesi bir teslimiyete davet içeren ve doğru yolu bulmuş olmayı tarif eden yukarıdaki ayetleri okuyan hocama hürmetle ve okuyup, anlayıp, hayatımıza yön verebilmek duasıyla meseleyi takdirlerinize bırakıyorum. Selam ve dua ile..














