
MART 2003’DE DE IRAK’A GİRMİŞTİR
AGD Kırıkkale Şubesi’nin Suriye ile ilgili basın açıklaması yaptı. AGD Kırıkkale Şube Başkanı Yusuf Bayraktar, “Diğer taraftan milyonlarca insan yerini yurdunu terk etmek zorunda kalmış, başkalarının vicdanına sığınmışlar, tüm dünyanın gözü önünde çaresizliğe terk edilmişlerdir. Bütün bu yıkımın, zararın ve tarumar oluşun yanı sıra hepimizin canını yakan ve uykularını kaçıran masum sivillerin ve özellikle de çocukların ölüyor oluşudur. Suriye savaşı son bir haftadır yeniden Halep’i vurmuştur. Halep’te çatışmaların yaşandığı her bölgede olduğu gibi yine mağdur olan sivillerdir, çocuklardır. Biz bu savaşın altı yıldır sürmesinin barış tesis edilemediği için değil edilmediği için olduğuna inanıyoruz. Çünkü ortada Suriye’yi mümkün mertebe insansızlaştırma, Suriye halkını birbirine düşürme ve Suriye’yi parçalama gibi bir proje var. Bu projeyi görmeden Suriye ile ilgili söylenecek her söz boştur. 11 Eylül 2001’de İkiz Kulelerin ve Pentagon’un vurulmasını bahane eden ABD, Ekim 2001’de Afganistan’ı işgal etmiş, Mart 2003’de de Irak’a girmiştir.” İfadelerini kulandı.
BİR YERE VARILMADIĞININ GÖRÜLMESİ GEREKİR
Bayraktar, “Suriye kim için parçalanıyor? Bu çocuklar, bu siviller niçin ölüyor? Bu insanlar evlerini, yerlerini, yurtlarını niçin terk etmek zorunda kaldılar, kalıyorlar? Niçin dünyanın süper güçleri bu savaşı durduramıyor? Suriye’de bu savaşan gruplar silahı nereden, nasıl buluyor? PYD’yi, PKK’yı, IŞİD’i, diğer silahlı grupları kim destekliyor? Diğer taraftan Musul’da yaklaşık bir milyon insan günlerdir susuz. Irak’ta etnik ve mezhepsel çatışmalar durmak bilmiyor. Irak’ın bölünmüşlüğü kime yarıyor? Budist Myammar yönetiminin Arakanlı Müslümanlara karşı sürdürdüğü soykırım devam etmekte. Aç açık bırakma, tecavüz, taciz, her türlü işkence ve tecrit politikaları ve cinayet tüm dünyanın gözü önünde gerçekleşmektedir. Bütün bu süreçte yapılması gereken, İslam ülkelerinin yöneticilerinin birlikteliğinin tesis edilmesidir. 2001’den bu zamana adım adım işletilen Büyük Ortadoğu Projesi karşısında hamasetle bir yere varılmadığının görülmesi gerekir” şeklin konuştu.
AGD Kırıkkale Şubesi’nin Suriye ile ilgili basın açıklaması yaptı. AGD Kırıkkale Şube Başkanı Yusuf Bayraktar, “Diğer taraftan milyonlarca insan yerini yurdunu terk etmek zorunda kalmış, başkalarının vicdanına sığınmışlar, tüm dünyanın gözü önünde çaresizliğe terk edilmişlerdir. Bütün bu yıkımın, zararın ve tarumar oluşun yanı sıra hepimizin canını yakan ve uykularını kaçıran masum sivillerin ve özellikle de çocukların ölüyor oluşudur. Suriye savaşı son bir haftadır yeniden Halep’i vurmuştur. Halep’te çatışmaların yaşandığı her bölgede olduğu gibi yine mağdur olan sivillerdir, çocuklardır. Biz bu savaşın altı yıldır sürmesinin barış tesis edilemediği için değil edilmediği için olduğuna inanıyoruz. Çünkü ortada Suriye’yi mümkün mertebe insansızlaştırma, Suriye halkını birbirine düşürme ve Suriye’yi parçalama gibi bir proje var. Bu projeyi görmeden Suriye ile ilgili söylenecek her söz boştur. 11 Eylül 2001’de İkiz Kulelerin ve Pentagon’un vurulmasını bahane eden ABD, Ekim 2001’de Afganistan’ı işgal etmiş, Mart 2003’de de Irak’a girmiştir.” İfadelerini kulandı.
BİR YERE VARILMADIĞININ GÖRÜLMESİ GEREKİR
Bayraktar, “Suriye kim için parçalanıyor? Bu çocuklar, bu siviller niçin ölüyor? Bu insanlar evlerini, yerlerini, yurtlarını niçin terk etmek zorunda kaldılar, kalıyorlar? Niçin dünyanın süper güçleri bu savaşı durduramıyor? Suriye’de bu savaşan gruplar silahı nereden, nasıl buluyor? PYD’yi, PKK’yı, IŞİD’i, diğer silahlı grupları kim destekliyor? Diğer taraftan Musul’da yaklaşık bir milyon insan günlerdir susuz. Irak’ta etnik ve mezhepsel çatışmalar durmak bilmiyor. Irak’ın bölünmüşlüğü kime yarıyor? Budist Myammar yönetiminin Arakanlı Müslümanlara karşı sürdürdüğü soykırım devam etmekte. Aç açık bırakma, tecavüz, taciz, her türlü işkence ve tecrit politikaları ve cinayet tüm dünyanın gözü önünde gerçekleşmektedir. Bütün bu süreçte yapılması gereken, İslam ülkelerinin yöneticilerinin birlikteliğinin tesis edilmesidir. 2001’den bu zamana adım adım işletilen Büyük Ortadoğu Projesi karşısında hamasetle bir yere varılmadığının görülmesi gerekir” şeklin konuştu.












