
KIŞKIRTICI VE KUTUPLAŞTIRICI GAZETECİLİK
Eğitim-Bir-Sen Genel Başkan Yardımcısı Atilla Olçum’un 26 Mart 2016 tarihinde Burdur Şubesi’nin İl Divan Kurulu’ndaki konuşmasının bir bölümü üzerinden başlatılan ve derinleştirmek için yoğun çaba sarf edilen algı operasyonuyla ilgili olarak kamuoyunun doğru bilgiye sahip olması amacıyla açıklama yapma zarureti dolduğunu belirten Kırıkkale Memur Sen ve Eğitim Bir Sen Şube Başkanı Oktay Sümer, “Atilla Olçum’un konuşmasını “Atatürk Düşmanlığı” patentiyle süfli amaçları için kullanışlı hale getirmek ve bu çerçevesiyle maksatlı habercilikle kamuoyuna sunmak için azami gayret gösterilmektedir. Bu hokkabazlığı “kışkırtıcı ve kutuplaştırıcı gazetecilik” adına güncel bir örnek olarak yakın dönemde gazetecilik eğitim ve öğretimlerinde kullanılabilecek bir numune olarak görüyoruz” ifadelerini kulandı
BİR KEZ DAHA NET BİR ŞEKİLDE ORTAYA KOYMUŞTUR
Sümer yaptığı açıklamada , “ Habere, daha doğru bir ifadeyle, kimisi için “iftiraya”, kimisi için “birikmiş hasede” konu edilen konuşmanın ilgili bölümünde, hatta bütününde “Atatürk” ismi bir kez dahi yer almazken, toplumun dikkatini çekmek ve sendikamıza yönelik kamuoyu tepkisi oluşturmak için “Kemalist ideoloji” kavramını müflis tüccar aklıyla tevil ederek “Atatürk”e eşitleyenlerin, konuyu sosyal medyada bu minvalde anlatan ve aktaranların ahlaklarını yansıtan cümleleri, “eğitim” noktasındaki “reform” ve “müfredat” kapsamındaki “değişim” teklifimizin doğruluğunu bir kez daha net bir şekilde ortaya koymuştur.” Dedi.
Eğitim-Bir-Sen Genel Başkan Yardımcısı Atilla Olçum’un 26 Mart 2016 tarihinde Burdur Şubesi’nin İl Divan Kurulu’ndaki konuşmasının bir bölümü üzerinden başlatılan ve derinleştirmek için yoğun çaba sarf edilen algı operasyonuyla ilgili olarak kamuoyunun doğru bilgiye sahip olması amacıyla açıklama yapma zarureti dolduğunu belirten Kırıkkale Memur Sen ve Eğitim Bir Sen Şube Başkanı Oktay Sümer, “Atilla Olçum’un konuşmasını “Atatürk Düşmanlığı” patentiyle süfli amaçları için kullanışlı hale getirmek ve bu çerçevesiyle maksatlı habercilikle kamuoyuna sunmak için azami gayret gösterilmektedir. Bu hokkabazlığı “kışkırtıcı ve kutuplaştırıcı gazetecilik” adına güncel bir örnek olarak yakın dönemde gazetecilik eğitim ve öğretimlerinde kullanılabilecek bir numune olarak görüyoruz” ifadelerini kulandı
BİR KEZ DAHA NET BİR ŞEKİLDE ORTAYA KOYMUŞTUR
Sümer yaptığı açıklamada , “ Habere, daha doğru bir ifadeyle, kimisi için “iftiraya”, kimisi için “birikmiş hasede” konu edilen konuşmanın ilgili bölümünde, hatta bütününde “Atatürk” ismi bir kez dahi yer almazken, toplumun dikkatini çekmek ve sendikamıza yönelik kamuoyu tepkisi oluşturmak için “Kemalist ideoloji” kavramını müflis tüccar aklıyla tevil ederek “Atatürk”e eşitleyenlerin, konuyu sosyal medyada bu minvalde anlatan ve aktaranların ahlaklarını yansıtan cümleleri, “eğitim” noktasındaki “reform” ve “müfredat” kapsamındaki “değişim” teklifimizin doğruluğunu bir kez daha net bir şekilde ortaya koymuştur.” Dedi.











