Kalkınma Tuzağı Avrupa’da geliştirilen bir kavram, Bölgesel Kalkınma Tuzağı. Belli ki ekonomistler, ekonomik göstergelerdeki değişimleri takip ederken ortaya çıkan durumu ifade eden ve mevcutta kullanılan bir kavram bulamadıkları için yeni bir kavram üretmişler. Bu sosyal bilimlerde de böyledir. Hatta hemen hemen her alanda böyledir de diyebiliriz. Bu kavram, bir zamanlar düşük gelirli statüden orta gelirli statüye başarılı bir şekilde geçiş yapmış, ancak sonrasında ekonomik büyümede kalıcı bir düşüş yaşayan bölgeleri ifade ediyor.Yöntem ise şu şekilde özetlenmiş:“Birden fazla gösterge ve karşılaştırma boyutunda eş zamanlı ve tekrar eden biçimde olumsuz performans sergileyen bölgeler ‘kalkınma tuzağında’ kabul edilmiştir.” Ekonomik dinamizmi zayıflamakla birlikte henüz kalıcı bir durgunluk göstermeyen, ancak göstergelerin bir kısmında olumsuzlaşma izlenen bölgeler ise “yüksek riskli” kategoride değerlendirilmiş. Toplum Çalışmaları Enstitüsünden Yağmur Uzunırmak bu çalışmayı Türkiye’de uygulamış ve 2010-2024 yılları arası siyasi tercihlerdeki etkisini de ortaya koyan bir çalışma yapmış. 2019-2022 yılları arasında illerin kalkınma tuzağında bulunduğu yıl sayısına göre de harita üzerinde bir renklendirme uygulamış. 3 yıl ve üzeri bu tuzakta kalanlar en koyu renkle gösterilmiş ve 3+ şeklinde formüle edilmiş bu koyu rengin açılımı.Bilin bakalım bunları neden yazıyorum? Evet tahmin ettiğiniz gibi Kırıkkale 3+ ve en koyu renkle gösterilmiş haritada. İktidar partisinin en yüksek oy kaybı da bu kategorideki illerde yaşanmış. Ve yine tahmin ettiğiniz gibi kaybedilen oylar CHP’ye gitmiş, yani oyunu yükselten parti de CHP olmuş. Siyasi tercih değişimi de önemli bir konu ama asıl meseleUzunırmak’ın şu yorumunda özetlenmiş: “Bu ilişki, yalnızca ekonomik performans açısından değil, sınıf yapısının dönüşümü, toplumsal tabakalaşma ve ekonominin siyasal dinamikleri açısından da sonuçlarına işaret etmektedir.” Kırıkkale’de bu kavram üzerinden bir çalışma yapılmış mı bilmiyorum. Bilmeyişimi ve yokluğunu yüksek ihtimal olarakdüşünmemi birkaç sebebe bağlayabilirim.1. Bizde işler pek bilimsel çalışmalara dayanmaz.2. Üniversite ile diğer kurum ve kuruluşlar arasında doğru işleyen bir ilişki oldum olası kurulamamıştır.3. Bizde herkes her makamı kendine hak görür. Çünkü yetersizlik ve liyakatsizlik prim yapmaya mani değildir.4. Şehrin ufkunu ileri taşımak ancak kendiliğinden gelişirse ortaya çıkan bir durumdur. Bunun için yeterli ve doğru çalışmalar yapıldığı pek vaki değildir.5. STK’lar destekçi yan kuruluşlar olarak sahadadır. Uzun soluklu profesyonel potansiyel taşımazlar.6. Odalar ve meslek kuruluşları içinse ilk 5 madde geçerlidir. Sadece kişi, işletme ya da fabrika düzeyinde değil genel anlamda doğru bir çalışma yapılmış ve doğru bir tanım üzerinden ortaya konmuş bu örneğin, şehrimiz açısından ciddi bir çalışmayla ele alınması yarınlarımız için oldukça önemlidir.
Söyleşi
Yayınlanma: 11 Ocak 2026 - 14:00
Kalkınma tuzağı
Söyleşi
11 Ocak 2026 - 14:00












