Kırıkkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde yaşananlar, artık “aksaklık” kelimesiyle geçiştirilemeyecek bir noktaya ulaşmıştır. Havaların soğumasıyla birlikte hastanenin ısıtma sistemi yine çalışmıyor, yine sınıflarda, servislerde ve polikliniklerde soğuk hâkim. Ve yine olan hastalara oluyor.
2026 yılına girmiş bir ülkede, bir üniversite hastanesinde, hastaların kendi imkânlarıyla elektrikli ısıtıcı getirerek ısınmaya çalışması kabul edilebilir değildir. Burası bir dağ köyü değil, Kırıkkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’dir. Üstelik bu sorun ilk kez yaşanmıyor. Geçmiş yıllarda defalarca dile getirilen, basına yansıyan ve kamuoyunun bildiği bu problem bugün hâlâ çözülememiştir.
Sormak gerekiyor:
Bu hastaneyi yönetenler, yönettikleri yerden haberdar mı?
Soğuk servislerde titreyen hastalar, üşüyen yaşlılar ve çocuklar kimsenin umurunda değil mi?
Rektör Ersan Arslan ve hastane yönetimi, bu tablo karşısında sessiz kalamaz. Isıtma gibi en temel ihtiyacı dahi çözemeyen bir yönetim anlayışı, tıp fakültesi gibi hayati bir kurumu nasıl yönetmektedir?
Sağlık hizmeti sunulan bir yerde insanlardan “sabır” beklemek vicdansızlıktır.
Bu bir lüks meselesi değildir.
Bu bir konfor tartışması değildir.
Bu doğrudan insan sağlığı, kamu sorumluluğu ve yönetim becerisi meselesidir.
Kırıkkale halkı şunu bilmek istiyor:
Her yıl tekrar eden bu sorun neden hâlâ çözülmedi?
Bütçe mi yok, irade mi?
Yoksa denetimsizlik mi?
Üniversite yönetimi ve hastane idaresi, artık mazeret üretmeyi bırakmalı ve sorumluluk almalıdır.
Aksi hâlde bu tablo, sadece bir teknik arıza değil, bir yönetim ayıbı olarak tarihe geçecektir.













Bence birde Hasta bakan asistan sayısına ve Doktor sayısına bakın hastanedeki! ne doktor yeterli nede asistan. son sınıf öğrencileri ile hizmet veren
Kırıkkalenin suyu kötü . Kanalizasyonu kokuyor . Kısacası imkanı olan taşınsın akraba filan sevdiklerim burda filan boş laf bunlar . Bence yaşanılacak bir şehir değil . Sosyallik zaten yok gezilecek yer yok . Köy gibi aynı .